TEMİZLİK BİLİNCİ

Birkaç gün önce istasyon caddesinde yürürken, bir eksikliğe şahit oldum. Takribi 16-17 yaşlarında bir öğrenci elindeki elmadan bir iki ısırık aldıktan sonra rastgele yere attı. Hem de çokta temiz bir kaldırımda yürürken.  Arkasından hızlı adımlarla yürüyerek yetiştim. Elmayı yerden almasını ve bir çöp kutusuna atmasını söyledim. Çocuk benim sert söylemime hiç bir tepki göstermeden mahcup […]

TEMİZLİK BİLİNCİ
TEMİZLİK BİLİNCİ
  • Yayınlanma1 Kasım 2021 15:11

Birkaç gün önce istasyon caddesinde yürürken, bir eksikliğe şahit oldum. Takribi 16-17 yaşlarında bir öğrenci elindeki elmadan bir iki ısırık aldıktan sonra rastgele yere attı. Hem de çokta temiz bir kaldırımda yürürken.  Arkasından hızlı adımlarla yürüyerek yetiştim. Elmayı yerden almasını ve bir çöp kutusuna atmasını söyledim. Çocuk benim sert söylemime hiç bir tepki göstermeden mahcup bir eda ile elmayı yerden aldı. Birkaç adım ötede çöp kutusuna attı. Gerçi hemen hemen hepimizin şahit olduğu, hatta hatta kendimizin bile zaman zaman işlediği hata.

Buradan yola çıkarak derim ki; hayatımızın her safhasında hepimize ve insanlığa lazım olan  (hem de ekmek su gibi ) çevre temizliğine dikkat edelim. Önce kendimizin sonrada etrafımızdaki insanların hukuk ve temizliğine… Hukuk diyorum, çünkü etrafa vereceğimiz rahatsızlık bir hukuk çiğnemektir.

Bu konu önemle işlenmiyor mu? Evet işleniyor. Camilerde vaazda, okulda öğrenciye, alayda askere, ( mıntıka temizliği, askerliğini yapanlar bilir.)

Maalesef, çevre kirletme olayına ve ihmale sıklıkla karşılaştığımıza göre bu demektir ki; anlatımlar cılız kalıyor. Zannedersem okullarda ders ya da konu olarak da var. Muhtemelen,

– ya az geliyor,

– ya da, dersi işleyen öğretmenin kat sayısı düşük.

Aslında bu husus okul öncesi eğitim ve ebeveyn terbiyesinden başlar. Okul eğitmiş olsa bile, ebeveyn bu çevre temizlik ile beraber kişisel temizliğinde devamını temin etmek zorunda. Çünkü insan olarak; her zaman diliminde kirliliğe sebebiz. Kirleniyoruz ve kirletiyoruz. Tabiatıyla hayat devam ettiği sürece kirlilikte olacak. Ancak ardından temizlik zaruridir. Kirlilikten kaçmak mümkün değil. Örneğin güz mevsiminde ağaçların verdiği kirlilik… Yapraklar. Yemek artıkları. Giyim kuşam. Eşya vs vs .

Ancak insanlık farkı, o kirliliği bertaraf etmesidir.  Biraz yurt dışında kalmışlığım var. Kazakistan. Yılın dört gününde ülke çapında yerleşim bölgelerinde halk genel temizlik yapar.  Mart ayının ilk haftası iki gün.  Ekim ayının ilk haftası iki gün.  O temizlik günlerinde sabah evinden çıkan insanların ellerinde, bir kürek ve bir süpürge mutlaka vardır. Kamu kurumları dahil olmak üzere bütün iş yerleri kendi sınırları dahilindeki alanları tertemiz süpürürler. O iki günden sonra şehir köşe bucak pırıl pırıl.

Bizde de olabilir. Neden olmasın!..  Kaldı ki;  temizliği sair milletlere öğreten kadim bir medeniyetimiz var. Nihayet olarak derim ki; çevre temizliğimize dikkat edelim. Önce kendimizden başlayalım. İş yerinde, caddede, sokakta, kapımızın önünde, piknikte vs vs. Vallahi kazanırız.

Hani Müslüman’ız diyoruz ya!. Bende bir hadis-i şerif hatırlatayım; ‘’ Temizlik dinin yarısıdır.’’

Selam ve dua ile…