SEVGİ(LİLER) GÜNÜ…

Oldum olası kişiyle ilgisi olmayan ‘Gün’lere karşı irrasyonel sayılabilecek bir tutum takınmışımdır. Bu bilerek ya da isteyerek geliştirdiğim bir savunma değil…

Sanırım aklımın almadığını, gönlüm zor kabul ediyor.

Böyle hassas yazılara öznel ifadeler ile başlamak, birazdan düşeceğiniz çukuru kazmakla aynıdır. Hele ki konu sevgili, aşk ya da cinsiyet temelli ise, o zaman siz görün kalem nasıl da düz yolda patinajlar yapıyor. Okurun gülmesini mi dersiniz, kelimelerin sarhoş tavırlarını mı? Seçin seçebildiğinizi…

Efendim, Lise yıllarındayız. Dil bölümü öğrencisiyiz. Dil çalışmak demek, aynı zamanda başka başka milletlerin kültürlerini, edebiyatlarını çalışmak demek bir yerde. Sürekli okuma parçaları, makaleler ile meşgul olur, bir yandan dil (kelime, gramer yapıları, semantik…)  öğrenirken, bir yandan da o makale ya da okuma parçasında işlenen başka milletlerin kültürlerini, yaşam tarzlarını öğrenirsiniz. Bir gün,  reading (Okuma) dersi hocamız, elinde bir kısa öykü kitabıyla geldi. Kitap’ın üzerinde kocaman harflerle ‘April Fools’ Day’ yazıyordu. Kitaptan akımda kalanı anlatayım. İngiltere’de küçük bir kasabada yaşayan kahramanımız Joe, define bulurum iddiasiyla üç-beş kafadar arkadaşıyla beraber tüm kasabanın altını oyarlar. Bir parti esnasında tüm kasaba çöker. Daha sonra bu tüm dünyada Nisan 1 ( Aptallar Günü ) olarak kutlanır ve ironik bir anlam içerir. Bu yarı masal hikâyeden sonra sınıftaki arkadaşlarla birbirimize Nisan1 Günlerinde şaka yapmamaya başlamıştık.

Demem o ki yabancı jargon ile sosyolojik zemin ve şartları bilmeden böylesi çok akıma kapılmışız. Valentine’a Day ‘in morfolojik ve semantik köklerini de siz bulun değerli okurlarım!

Küreselleşme ile birlikte ‘küçük bir köy ‘hâline gelen dünyamızda; değişim ve dönüşüm kaçınılmaz oluyor. Bu etkileşim süreci beraberinde çok kültürlülüğü getirdiği gibi, bazı tutum ve davranışların ortaklaşmasını da sağlayarak, tüm dünya halklarını etkileyebiliyor.

Malum geçtiğimiz Ay’ın ortaları Dünya Sevgililer Günüydü Orijinal adıyla ‘Valentines Day.’

Şimdi burada, üstelik ülkede oluşan bu gergin havada ‘Vikipedia’ olup sizlere Valentine’nin gelmişini geçmişini anlatacak değilim. Gavur(!) adeti ya da kapıtalist düzen türünden bilim(!)  kokan çıkarsamalarda da bulunmayacağım. Demem o ki, tüketim çılgınlığı masallarına falan inanmayın. Bir gül ya da tükenmez bir kalem bile olsa sevdiklerinizi hatırlayın ve mutlu edin efendim. Ama bunu bir başlangıç kabul ederek her günü ‘sevgi ‘günü tadında yaşayın. Yalnız siz siz olun bir hata yapıp ‘ Valentines’ Day, ne ya, diyerek ‘Google amcayı’ rahatsız etmeyin. Yoksa tadınız tuzunuz kaçar efendim. Bazen ‘ bilmemek ‘en iyisi…

Biz orta yaşlılar ne mi yapıyoruz bu günde?  Efendim bizler Valentine gavurunun(!) adetlerini kutlamıyoruz diyerek, ‘Sevgililer Günü’nü de , ‘Sevgi Günü’ şeklinde yaşımıza uygun şekilde yumuşatarak idrak ediyoruz…

Ha bir de biraz uzakta yapın lütfen kutlamalarınızı. Malum ruh ikizini bulamayanlar da ‘bugün ‘ evrende yaşayacaklar…

Hem de Valentin’e küfür ede ede… Her gününüzün ‘Sevgi’ dolu geçmesi dileğiyle…

İlginizi Çekebilir

HABER49 BİZİM, HABER49 HEPİMİZİN

İşte geldik, herkesin gelmek istediği o büyülü çağın eşiğine; 18 yaşındayız… Ne kadar uzun bir …