DOLAR 15,9242 % 2.32
EURO 16,8397 % 3.43
GRAM ALTIN 927,94 % 1,86
ÇEYREK A. 1.517,18 % 1,86
BITCOIN 30.151,20 0.71
SON DAKİKA

SAHİP OLMAK İÇİN SAHİP ÇIKMAK LAZIM

Son Güncelleme :

29 Nisan 2022 - 13:24

SAHİP OLMAK İÇİN SAHİP ÇIKMAK LAZIM

Gayretli olan yenilgiye uğrayabilir ama gayretsiz zaten yenilmiştir. Gayretli olmak ayrı bir şey. Gayret sahibi olup ve gayretini de icraata dökmek ise apayrı bir şey.

GAYRET 1- Çalışkan olma

2- Çalışma isteği taşımak

3- Hareketli ve temiz hislerle etrafına faydalı olmak

4- insanları rahatsız eden maddi yada manevi olumsuzlukların önünde olmak

Neden bu şekilde bir giriş yaptım?

Bulunduğumuz şehirde bir sürü güzelliklere sebep olacak insanlar var. Daha iyiye, daha güzele götürecek insanlar var Burası yaşadığım, doğduğum yada doyduğum yer.

Bu üç esas dikkatle değerlendirilir ise dediğim gibi daha güzele sebep olunabilir.  Taşın altına elin sokulması başta yerleşik insanların görevidir. Muşluyum, Bulanıklıyım, Hasköylüyüm. Vartoluyum, Malazgirtliyim vs vs. diyenin görevidir.

Bu görevin içinde neler yok ki?

– Yatırımını Muş’a yapması var

– Memur ise görevini eksiksiz yapması var

– Mümkün mertebe görevini Muşta yapması var

– Elinden geldiğince mahallesine köyüne neyse artık faydalı olmaya çalışması vs vs

Yani bu şehir benim, ben burayı en güzel şekle getireceğim şeklinde fikir taşıması.

Dışarıda görev yapan memur konusu ise zaten başlı başına bir şey. Keşke imkan olsa da Muş’un dışında görev yapan sadece Muş’lu öğretmen sayısını tespit etsem. Göreceksiniz ki karşınıza neler çıkacak.

Yani bu bölgenin insanı burada görev yapsa hem diline, hem lokal kültürüne hakim. Acaba diğer şehirden gelen öğretmenlerden daha fazla faydalı olmayacaklar mı? Bazıları diyecek ki;

– Bu bölgeciliktir.

– Hayır değil!

Tam tersi. Köyüne, kentine daha fazla faydalı olmaktır. Bir evin içinde nasıl ki bir keyif yada bir acı evdeki ahaliyi kolu komşudan fazla etkiliyor ise oda aynı şeydir. Benim köyümde büyüyen insan ta bilmem hangi şehirden gelen insandan daha fazla faydalı olacağı kesindir.

Aklımıza gelmişken Muş’ta görev yapan(ilçe ve köy)Muş’lu öğretmenleri canı gönülden tebrik ediyorum…

Öyle öğretmen arkadaşlarımız var ki Muş’ta göreve başlamış ve Muş’ta emekli olmuş yada olacak. Yani bu insanlar Antalya sahillerinde öğretmenlik yapamaz mı? Yapar hem de bal gibi. Ama o altı ay kışa razı olup memleketine sahip çıkıyor.

Dediğimiz gibi lokal kültürüne hakimiyeti var.

Devletin şark hizmeti ifadesi çok garibime gidiyor. Yani devlet diyor ki:

– Kardeşim o bölgenin insanı orada görev yapmıyor. İnsanına faydalı olmak istemiyor. Kendi akrabasından kardeşinden kaçıyor. Ve bende devlet olarak onun kardeşini ve akrabasını eğitimsiz bırakmayacağım. Bak oraya mecburi hizmetle adam gönderiyorum. Hem batıdaki ilde çalışandan daha fazla para vererek cazibesini arttırıyor. Bence bu doğu insanı yani doğulu çalışanı için yüz karasıdır. Başka bir izah bulamıyorum siz bulabiliyorsanız söyleyin.

Benim gibi belki yüzlerce insanın dikkatini çeken bir şey. Şark hizmeti. Belki dünyanın başka bir ülkesinde böyle bir uygulama yoktur. Tahminim tabi. Varsa da başka bir versiyonu vardır ama bizdeki gibi olmadığı kanaatindeyim.

Her neyse gayret dünyası ile söze başlamıştım ve diyorum ki Allah gayret versin. Milliyetçilik adına mangalda kül bırakmayanların kulakları çınlasın. Yalnız öğretmeni mi? Memuru mu? Hayır! Hele iş adamları konusuna girmeye gör. Bak karşına neler çıkıyor neler.

Hani bir zaman mecburi tehcir, geriye mecburi tehcir olarak çıksa. Abes bir istek ama insanın içinden öyle bir şey geçiyor yani.  Adam Muş’ta yükünü tutmuş tam faydalı olacak, birkaç kişiyi yanında çalıştırıp ekmek parası kazandıracak bir noktaya gelir. Bakıyorsun ki ver elini Türkiye’nin batı illeri. Dönen sermayesini Muş’un dışında çevirip orada devam eder. Hem de fabrika yada fabrikalar. Aynı insanın köyündeki yüzlerce dönüm arazisi de ölü vaziyette yatar. Öldüğü zaman da vasiyet eder

-Beni Muş’a götürün. Hem de Taşo mezarlığına.

Be kardeşim paran, saltanatın, keyfin, hizmetin batıya zahmetine gelince Muş’a. Cenazeye de bakarsın gece gelmiş. Hele kış mevsimi ise bak zahmete.

Bir anekdot…

Hacı şeref camisinin önündeydim. Yine dışarıdan bir cenaze geldi. Yaşlı bir insan dedi ki.

-Vallahi gitmem.  Sen ki keyfini dışarıda yaşa, zahmetini ben çekeyim.

Ve bu arada bize dönerek

– Oğul sizde gitmeyin dedi. Bir yerde adam haklıdır.

Neyse bunlar tartışılır konular ama katılırsınız ama katılmazsınız. Bu sadece kişisel bir fikrim. Anlayışınıza havale ediyorum.

Selam ve dua

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.