MUŞ’U, AK PARTİ’YE KİM(LER) KÜSTÜRÜYOR!

Birazdan okuyacaklarınız aslında içten gelen bir sitemin dışa yansıması ve kelimelere dökülmesinin yazılı bir örneği olarak beliren ifadelerin bütünü olacaktır. Çünkü önceki süreçlerde Muş ilinde muazzam bir desteği olmasına rağmen günümüzde çeşitli sorunlarla birlikte ifade edilen siyasal sürecin, nasıl bu evrelere geldiğinin cevabının verilmesi gerekmektedir. AK Parti’nin, Cumhurbaşkanımızın karizması ile birlikte çıktığı siyasal serüvene zarar verenlerin artık bir an evvel istifa etmesi ve halkın nezaketsizliğini görmeden siyasal alanı terk etmesi gerekmektedir. Çünkü Muş, tek başına bırakılacak ve başarısız siyasal temsilcilerin siyasetlerini sürdürebilecek bir il değildir, olmamalıdır.

İlk belde ziyaretlerini Muş’a yapan Meral Akşener’i ve DEVA partisi başkanı Ali Babacan’ı halk ile birlikte AK Parti’nin siyasi teşkilatı ve siyasileri muhtemelen izlemiştir. Elbette demokrasi adına farklılıkların olması ümit verici bir durumdur, çünkü AK Parti’nin, diğer siyasal tercihlere bir alternatif olarak demokrasi sürecinde yer alması ve güçlenmesi de, siyasal farklılıkların bir sonucudur. Lakin siyaset üretebilen ve ürettiği siyaseti pratiğe döken AK Parti’nin, Muş temsilcilerinin siyasal alana hâkim olamamasının sonuçlarına katlanması doğru değildir. AK Parti’nin merkezi çekirdek kadrosunun başarılı adımlarının Muş ilinde halka yansımasının ancak teşkilatlar aracılığı ile olması gerektiğini bildiğimiz için, yansımanın başarılı olmaması bizleri de hayretler içinde bırakmıştır. Bunun sebeplerine dair aklımızdan geçen düşündürücü hamlelerin ne olduğuna gelmeden önce yeni kurulan bir partinin Muş il merkezinde miting yapabilecek kadar taraftar bulmasının, Muş AK Parti teşkilatları tarafından nasıl açıklanacağını bilmek istediğimizi ifade etmeliyim. Çünkü sosyolojik açıdan Muş’taki siyasal tabanın AK Parti’ye yakınlığı aşikârdır. Yıllardır mevcut sosyolojik taban Muş AK Parti teşkilatının hatalı tutumlarına rağmen AK Parti’den vazgeçememiştir. Lakin DEVA partisi sonrasında Muş iline gelen İYİ parti liderinin de benzer coşku ile karşılanmış olması akıllarda soru işareti bırakmıştır. DEVA partisinin, yaklaşık yüz araçlık konvoy ile karşılanmış olmasının yanında İYİ partinin de aynı coşku ile karşılanmış olması işlerin yolunda gitmediğinin de göstergesidir. Muş’ta güçlü bir AK Parti teşkilatı var ise nasıl olur da bir vatandaş Ali Babacan’a “fakir fukara babası olacaksın” cümlesini kurabiliyor? Adaletin beklendiği AK Parti varken, Muşlu bir vatandaş neden adaleti muhalefet partisinde arıyor? Bunun hesabını kim verecek? 2002 yılında dört milletvekilinin üçünü alan AK Parti, neden 2015 ve 2018’de sadece bir milletvekili kazanabildi? 2002’den itibaren milletvekili sayısının düşüşü ile ilgili olarak hangi milletvekili bir saha çalışması yaptı ve kamuoyu ile paylaştı?

MUŞ’TA HALK NEDEN DEVA VE İYİ PARTİ’YE YÖNELİYOR?

Asıl cevaplanması gereken soru da işte budur, AK Parti’nin “halka hizmet Hakk’a hizmettir” felsefesinin alt yapısı bu kadar güçlü iken hem AK Parti’ye, hem Muş halkının teveccühüne hem de sayın Cumhurbaşkanımıza layık olmayanların artık ellerini AK Parti’den çekmenin zamanı gelmiştir. Adaletin simgesi olarak kabul gören AK Parti yerine, adaleti muhalefet partilerinde arayan halka cevap veremeyen Muş siyasal temsilcileri, sürecin neye mal olacağının farkında değiller midir? Pandemi döneminde halkın yalnız bırakılması meselesi her gittiğim esnafta ilk dile getirilen konudur. Özellikle esnafın temel şikâyeti, sahipsizliğin ilk kez bu kadar fazla hissettirildiğidir. Sadece bu durum değil pandemi sonrasında da benzer durumun devam ettiği yönündeki itirazlar oldukça fazladır. Sadece Muş merkez değil ilçelerde de benzer durumlar söz konusudur. Malazgirt esnafının itirazları artık göğe yükseliştir. Varto ve Bulanık’ta da istenilen seviye bir türlü yakalanamamaktadır. Muhalefetin vatana ve millete hizmet etmediği aşikârken, Muş’ta AK Parti yerel teşkilatlarının alanı bu kadar boş bırakması anlaşılır gibi değildir. Sayın Akşener’in, Muş merkezinin en kalabalık olduğu anda neredeyse miting düzenleyecek kadar kalabalık toplayabilmesini, belde ziyaretlerine Muş’tan başlamasını ve (2020’de AK Parti’ye geçen) Kırköy, Sarıpınar ve Yeşilova’da İyi Parti’nin kazanmasına dair hatayı üstüne alan Muş AK Parti teşkilatından kimse yok mudur? Farklı yerlerde/beldelerde bir sonraki seçimlerde istenilmeyen sonuçlar olursa bunun hesabı verilebilir mi? Sayın Babacan’ın “Muş hazır mı” sorusuna nasıl da canhıraş biçimde “evet” cevabı verilebilir? Hiç mi AK Parti için seferber olabilecek bir gönül eri teşkilat için de mevcut değildir? Ne zamandan beri kıymetli Cumhurbaşkanımızın büyük bir emekle bugünlere getirdiği AK Parti’yi Muş ilinde temsil edemeyecek kadar kabiliyetsiz olan bireyler yönetmektedir? İl başkanlığında, merkez ilçe başkanlığında, ilçe başkanlıklarında, kadın kolları başkanlığında veya gençlik kolları başkanlığında teşkilata sahip çıkacak ve AK Parti’yi kalkan yerine halka hizmet partisi olarak işlevselleştirecek bir isim mevcut değil midir? Teşkilat üyelerinin sosyal medya hesaplarından paylaştıkları ve birbirlerine yaptıkları “akraba” ziyaretleri yerine bu ziyaretlerin halka yapılması daha anlamlı olmayacak mıdır?

Muş AK Parti teşkilatı farkına varmalıdır ki, AK Parti bir dava partisidir, bu ümmetin partisidir. Kişisel hırs ve çıkarlarını AK Parti’nin şemsiyesi altına almaya çalışanların bir an evvel en nazik tabirle ayrılıp gitmesi gerekmektedir. AK Parti’nin güçlü olduğu bir ilde, muhalefet partileri güpe gündüz miting yapabiliyor ve halka, “AK Parti’ye oy verdiğiniz için başınıza bunlar geliyor, hak ediyorsunuz” sözleri sarf ediliyorsa, o ildeki siyasal teşkilatın komple istifa etmesi gerekmektedir. Böyle bir teşkilat AK Parti ismini hak etmiyor, böyle bir teşkilat Sayın Cumhurbaşkanımızın emanetine sahip çıkamıyor, böyle bir teşkilat halkı (Muş’u) AK Parti’ye küstürüyor ve böyle bir teşkilat AK Parti’ye zarar veriyor. AK Parti ailesi içi tanıdık ziyaretler sosyal medyada reklam yapılmaz, yapılamaz. Sosyal medyada paylaşılacak ziyaretler ancak AK Parti’ye küstürülenlerin kazanımlarının olduğu “anlar” olmalıdır ve yeniden kazanımlar bir an evvel sağlanmalıdır. Bizler, samimi olanları ve emekleri ile terlerini bütünleştirenleri görüyoruz, yazıyoruz ve de ifade ediyoruz. Eğer AK Parti’ye birazcık vefa duyuluyorsa Muş halkını AK Parti’ye küstürmeden Muş siyasileri gerekeni yapmalı ve Sayın Cumhurbaşkanımıza bakacak yüzleri olmalıdır.

İlginizi Çekebilir

HABER49 BİZİM, HABER49 HEPİMİZİN

İşte geldik, herkesin gelmek istediği o büyülü çağın eşiğine; 18 yaşındayız… Ne kadar uzun bir …