MUŞ’TA HAVA KİRLİLİĞİ

Dünya’da sanayi devrimi ile birlikte hızla artan sanayi üretimi beraberinde hava kirliliği gibi bir sorunu da oluşturmuştur. İnsanoğlu İngiltere’de 1890’li yıllarda başlayan hava kirliliği 1950’li yıllarda Londra sisi diye tabir edilen hava kirliliği olayı ile birlikte artık bilinir hale gelmiştir. 1950’li yıllarda adeta şehrin üzerine çöken bu sis yüzünden dört binden fazla insanın öldüğü ve yüzbinlerce insanında solunum yolu hastalıklarına yakalandığından bahsedilmektedir. Böyle bir durum yeni bir olguyu da beraberinde getirmeyi zorunlu kılmıştır. Artık ülkeler örnek olarak gördükleri bu olaydan sonra hava kirliliği ile ciddi bir mücadeleye girişmiştir.

Türkiye’de de benzer olaylar sanayinin kümeleştiği birçok ilde gerçekleşmektedir. Fakat ülkemizde toplu şekilde insanların ölümüne sebep olan bir hava kirliliği olayı rapor edilmiş değildir. Karabük, Kocaeli gibi ağır sanayi üretimi olan yerler ile Fethiye, Kütahya gibi termik santrallerin yoğun olduğu bölgelerde zaman zaman hava kirliliği gibi sebeplerle sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği bilinmektedir. Ayrıca bu bölgelerde yapılan çalışmalarda da solunum yolu hastalıklarının arttığını ifade eden birçok çalışma mevcuttur. Sanayi ülkelerin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle sanayi üretiminin durdurulması yada üretimin aksatılması dahi düşünülemez. Fakat fabrikaların çevreye daha duyarlı ve çevreci üretim metotları ile üretim yapmaları beklenir. Bu üretim metotlarının maliyetleri artırıyor olması da bazı fabrika sahiplerinin işine gelmez ve üretim çıktıları arasında zaman zaman çevreye zarar veren etmenlerde işin içerisine girer. Çevre insanların ortak yaşam alanları olduğu için insanlar bunu zaman zaman incelemek isteyebilirler. Bu nedenle Avrupa Birliği’ne üye yada üye olma yolundaki ülkelerin hava kirliliğinin düzenli olarak takip edilmesi ve herkesin ulaşımına açılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Hava Kalitesi İzleme sistemi kurulmuştur. Buradan elde edilen veriler ise bir harita üzerinde hava kalitesinin sınıflandırılması ile oluşan grafikler şeklinde herkese açık bir şekilde yayınlanmaktadır. Siteye https://www.havaizleme.gov.tr adresinden erişim sağlanabilmektedir.

Bu site üzerinden yapılan incelemelerde Muş ilinin hava kalitesinin yıllara, aylara, günlere hatta saat bazında değerleri olduğunu görebilmekteyiz. Özellikle doğalgaz öncesinde yaz ve kış ayalarında PM10 düzeyindeki kirliliğin 50-100 (orta hava kalitesi) ile 150-200 (sağlıksız hava kalitesi) sınırları arasında seyrettiğini görebiliriz. Sağlıksız olarak nitelendirilen dönemlerde özellikle belirli bir yaşın üstündekilerde solunum yolu ile ilgili hastalıkların çıkmasında etkili olduğunu da belirtmek isterim. Örneğin; 2017 yılının Ocak ayında PM10 emisyonu maksimum olarak 527  µg/m3 tespit edilirken doğalgaz kullanımı ile birlikte 2018 yılında 482 µg/m3 ve 2019 yılı itibariyle 248 µg/m3 değerine kadar düşmüştür. Öbür taraftan SO2 emisyonları da düşüşe geçmiş ve 2017 yılında 250,06 µg/m3 tespit edilen değerler 2018 yılında 172,2 µg/m3 ve 2019 yılının Ocak ayında 62,5 µg/m3 kadar düşmüştür. Fakat son yıllarda PM10 ve SO2 emisyonları kış aylarında düşüş göstermeye devam etse bile orta hava kalitesi değerlerindedir. Bunun yanında toz partiküllerinin de hava kirliliğine neden olduğunu unutmamız gerekmektedir. Sanayide yakılan yağ, lastik, plastik artıklarından tutunda asfalt dökülmemiş toprak yollara kadar olan tüm etkenler hava kirliliğinin artmasına neden olmaktadır. Belediyenin biran önce doğalgaz olmayan mahallelere doğalgazı götürmesi, toprak yolları asfaltlaması, karayollarının daha çok temizlenmesi elzemdir.

İlginizi Çekebilir

HABER49 BİZİM, HABER49 HEPİMİZİN

İşte geldik, herkesin gelmek istediği o büyülü çağın eşiğine; 18 yaşındayız… Ne kadar uzun bir …