DOLAR 18,5463 % 0.48
EURO 17,7849 % 0.47
GRAM ALTIN 970,96 % 0,52
ÇEYREK A. 1.587,52 % 0,52
BITCOIN 355.799 -5.716
SON DAKİKA

MALAZGİRT’İ ANLAMAK

Son Güncelleme :

15 Ağustos 2022 - 15:42

MALAZGİRT’İ ANLAMAK

25-26 Ağustos tarihlerinde Ahlat ve Malazgirt’te yapılan şölenlerin önemli bir anlamı olduğunu vurgulamadan geçmeyi uygun bulmadığım için, öncelikli olarak Malazgirt sürecine değinmek istiyorum. Özellikle son birkaç aydır ABD tarafından başlatılan ve inşallah sonucu alınamayacak bazı girişimlerin, bizzat Malazgirt süreciyle yakından ilişkili olduğunu düşünenlerdenim. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un bir twiti oldukça dikkatimizi çekti ve genel anlamda içerik şuydu: “Bizler ABD’nin konjonktürel tavrına değil ileri dönemde Türkiye’nin durumu için çalışmalarımıza devam ediyoruz”. Aslında burada vurgulanan olgusallık, ABD’nin bu tavrı bizim önümüzde bir engel değildir, bizler aldığımız tedbirleri 2023, 2053 ve 2071 tarihine kadar devam ettirmek zorundayız. Ülkemizi, bu tarihlere hazırlıyoruz. İşte ABD’nin öncülük ettiği düşmanlığın Malazgirt ile ilişkisi tam burada karşılığını buluyor.

2023 tarihi bizler için Cumhuriyetimizin yüz yıllık bir geçmişine işaret edeceği için atılacak adımların, yüz yıllık bir devlet tecrübesi adına olduğunu bilmek ve buna göre yorumlamak zorundayız. Bahsettiğimiz yüz yıllık Cumhuriyetin fiili olarak varlığının yanında 2053 ve 2071 gibi 1400 yıllık gelenek ve 1000 yıllık bir hakimiyet sürecine de öncülük ettiği ortadadır. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte günümüze kadar gelen tartışmaların hem fikir olduğu tek nokta devletin bakiliğidir. Diğer tartışmalar çeşitli uzmanların ilgi alanlarına göre değişebilir ama bizlerin öncelikli olarak algılaması gereken gerçekliğin, 100 yıllık muasır bir medeniyetin öncelikli olarak sağlam temellere oturtulması olmalıdır. Fahrettin Altun’un işaret ettiği nokta da tam bu merkezdir. Bizlerin, gündelik hesaplar uğruna başkalarının serkeş tavırları karşısında kaybedecek zamanımız mevcut değildir. Bizler bütün enerjimizi Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına harcamalı ve asıl olana odaklanmalıyız. Başkanımız sayın Erdoğan ile birlikte, 2023 hedefine doğru yönelirken, devamında elde edeceğimiz önemli kazanımlar olan 2053 ve 2071 de, öncelikli olarak 2023 hedefinin başarılmasına hayati derece bağlıdır. Zincirlerini koparmış bir kahraman için hiç kimsenin durup da izleyeceğini de düşünmüyoruz. Lakin yine de her musibetten bir hayr çıkabileceğine inanan bir millet olduğumuz için, ABD ile karşı karşıya gelmemizin olumsuz yanları ile birlikte orta vadede önemli kazanımları da beraberinde getireceği ortadadır. 2023 hedefinin temel misyonu olan tam bağımsız bir Türkiye demek, sadece resmi bağımsızlık içermemektedir. Bunun yanında, enerjide, savunma sanayinde ve hammadde de dışa bağımlılığı sonlandırmayı amaçlamaktadır. Atılacak adımların hem komşu hem de bölge ülkeleri ile birlikte kazanacağı canlılık, vermek istediğimiz tüm mesajların başında gelmektedir. Ülkemizin geçmiş yıllarda attığı adımların, birçok ülke tarafından görmezden gelindiğini dikkate alırsak şimdilerde attığımız her adımın bölgede çeşitli değişimlere sebep olduğunu görmek gurur vericidir. İşte 2023 yılında Türkiyemiz, böyle bir ülke olmanın şartlarını sağlamış bir ülke olacaktır, olmak zorundadır. Şimdinin konjonktürel durumlarına göre siyasi tavrı kökten değiştirmek yahut alınan bazı kararlardan vazgeçmek stratejik açıdan sorunludur. Eğer 2053’e ulaşmak ve 2071 ile birlikte bin yıllık devlet geleneğini yeniden hakim kılmak istiyorsak, Malazgirt ruhu hangi sebeple olursa olsun canlı tutulmalıdır.

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.