KRALDAN ÇOK KRALCI MİLLETİN MUTLULUĞU

Psikoloji der ki insan biriyle mücadele edemeyeceğini anlayınca onun en büyük destekçisi olurmuş. Ne yazık ki bu söze fazlasıyla katılıyorum. Şimdilerde bakıyorum da yoksulluk kol gezerken bile tepede ki koltukların övgülerini esirgemeyen bir kesim var.

Ne ironiktir ki bu kesim o koltuklar olmasa insan gibi yaşayabileceği, lüks sayılan ihtiyaçların fazlasını elde edebileceğini bilmemektedir. Platon ideal devlet tanımını yaparken eğitimin çocuğa okunan masaldan başladığını ifade etmektedir. Sahi Türkiye’de kaç aile çocuğuna masal okuyarak uyutmaktadır ki? Bana göre devletin temel hedefi: Toplumunun ahlaki yapısını, ekonomik duruşunu, kültür seviyesini, oluşturduğu potansiyel çevreyi…

Devletin ülke sınırları içinde ve dışında ilgilenmemesi gereken tek bir konunun örneğini verebilir misiniz sevgili okuyucularım? Hayır. Dolaylı ya da dolaysız devlet ülkede ki her bireyle tek tek ilgilenmek zorundadır. Yaşadığı topraklarda ona vaat ettiği yaşam çerçevesi nedir? Kişi doğduğu andan itibaren yeteneklerine gereken değeri verecek bir huzur ortamı var mıdır? Eğer açlıkla sınanan bir ailedeyseniz size sorum şudur:  Suçlu siz misiniz? İş bulamayan kişi çalışmaktan kaçmıyor aksine tüm haklarından vaz geçecek dahi olsa evine ekmek götürebilmek için insanlık sınırlarını zorlayacak şekilde çalıştırılmayı kabul ediyor. Bu durumda devletin farklı kurumlarında 6-7 maaş alan koltuk çalışanları bu kesimi nankör olmakla suçluyor. Yahut bu yoksulluğu görmezden gelerek “Türkiye de yoksulluk sorun olmaktan kalktı.”  Diyebiliyor. Sorarım size milletin zekasıyla dalga geçerek yapılan açıklamalar hiç mi vicdanınıza dokunmuyor? Mecliste her milletvekillerinin maaşları arttırılsın önergelerine kalkan elleriniz niçin “ Deprem vergileri araştırılsın, Maden kazaları araştırılsın, 15 Temmuz darbesinin siyasi ayağı araştırılsın, Çocuk istismarları önlenmesi için araştırılsın önergelerine kalkmamaktadır. Halkın gözüne soka soka her suçun üzerini kapatarak iş yaparsanız kimse de buna itiraz etmezse devletin tüm ahlaki yapısı bozulur yolsuzluk, adam kayırma, torpille işçi memur alımı yapma, devlet hazinesinden haneye para aktarma gibi birçok yüz kızartıcı suç hat safhaya ulaşır. Toplum bu suçlara alışır ve bunları bilerek hayatına devam eder. Bu kirli devletin örneklerini dünyada birçok ülkede görmekteyiz fakat bir devlet var ki içinde yaşayan halk ne kadar aydın, bilgin, yardımsever olsa da içselleşmiş çirkin düzene ayak uydurmaktan başka çaresi kalmamıştır. Devletin o halktan aldığı yaşam huzuru öyle büyük bir vebaldir ki bu dünya içinde cenneti yaşayan koltukları diğer dünyada büyük bir ızdırabın beklediğine inanmaktan başka çaremiz kalmamıştır. Bu yanlış bir söylem olup şu şekilde düzeltilmelidir, ancak kendi hayatını hiçe sayacak insanlar tarafından düzeltilebilir. Evet, bu koltuklarda ki kişiler paralarını ve işlerini ( sözde) kaybetmemek için zulmün en büyüklerine başvurarak şahısları toplum nezdinde taraflaştırır ve geleceklerini ellerinden almaya çalışır. Haksız müdahalenin haklı tohumları ise gelecek nesillere örnek olmak için uğraşır durur, yok olur fikri 10-20 yıl sonra var olur. Tecrübeyle sabit bu fikirlerin hayata geçirilmesi uzun zaman alsa da hak yiyen şahların sonu hüsran olur. Kalplerinde ki bencillik, paragözlülük onlara o kadar yakışmaktadır ki, destekleyicileri bile bunu bilerek desteklemektedir. Sıradan vatandaş bu yüz kızartıcı suçu komşusu işlese yedi düvele duyurup onu rezil etmek boynunun borcuymuş gibi davransa da, bu yapan koltukçusu olunca elleriyle kulaklarını, iradesiyle de gözlerini kapatır. Ama tarih en büyük despot rejimin hatalarını bile ortaya dökerken sizler suçlarınızın aklanacağı mı düşünüyorsunuz? Belki siz değil ama torunlarınız yerinize yargılanacaktır. Ve elde ettiğiniz tüm mirasınız en başta olduğu gibi hakkı olana verilecektir.

Bugün sizlerle gününüzde hiçbir yanlışı düzeltmeye uğraşmasanız bile zamanın ve teknolojik akılda ki insanların gelecekte günümüz hatalarını göreceğini ve yapacaklarınızın yıllar sonra bile neslinizi ayaklarından yakalayacağını unutmamanız gerektiğini hatırlatmak istedim. Siz yoksullar da  hatayı kendinizde aramayı bir kenara bırakarak sizden çalınan tüm hakları gözden geçirin derim. Naçizane bir tavsiyedir.

 

İlginizi Çekebilir

HABER49 BİZİM, HABER49 HEPİMİZİN

İşte geldik, herkesin gelmek istediği o büyülü çağın eşiğine; 18 yaşındayız… Ne kadar uzun bir …