GÜLE OYNAYA BİR HAYAT

Bir müddet yurt dışında bulunduğum için yazılarıma biraz ara vermiştim… Tekrar siz okurlarımızla bu güzel gazetemizde buluştuk. Ara vermişlikten sonraki yazımı, hayatımızı güzelleştiren dostlar sayesinde olduğunu hatırlatmak babından DOSTLUK  üzerine birkaç kelam etmek istedim. O nedenle de yazımın başlığını GÜLE OYNAYA BİR HAYAT BIRAKTIM…

Bir arkadaşıma demiştim ki; yola çıktığında yanına adam gibi adam al. Ne demek demişti…

Dedim ki o adam gibi adam dediğimiz Dost’tur… Ben aklıma gelen bazı özelliklerini sıralayalım sen değerlendirmesini yap ve hatta birazda sen ekle ..

Dost, kara günde yanında, dert ve kederleri paylaşan en kötü zamanında yanında olan birileri.. Ama önce sen DOST ol. Zaten benimde taa sona kadar sıraladıklarımı kendimiz içindir.. Ben sıralanan özellikte dost olacağım ki başkası da bana dost olsun…

Başkasından bekleme beleşçiliği yok…

Sırlarını paylaştığın birileri, beraber geçirilen zamanda insanı mutlu eden bir kişilik… Güven veren. Sırtımı DAĞA DAYAMIŞIM dedirten bir dostluk… Bu his hayata anlam katan bir histir… Güle oynaya bir hayatın kapısını aralayan bir his.

Sebepsiz yere sevme, karşılıksız yardım etmek, en muhtaç olduğun anda yanında olabilmek, gecenin bir saatinde kapına dayandığında endişeyi gizleyerek güler yüzle içeri davet etmek, hadi gidiyoruz dediğinde nereye sorusunu sormadan peşine takılmak, acısını kendi acın gibi hissetmek ve en önemlisi neşeli zamanında beraber olmak…

Seni seven, merak eden, seni anlamaya çalışan değil ANLAYAN… Yani özetle seni hayatının bir parçası gören ve senin de onun aynı duygularla kucaklaman…

Şeref Işık: Paylaşmak ve kendinden bir şeyler verebilmek, istekleri tereddütsüz karşılamak. İşte bunun adı DOSTLUK. Ben ya da sen değil BİZ DİYEBİLMEK.

Tasavvufta bunun adına, fenafil ihvan  derler… Tasavvufun en zorudur. Ve olmazsa olmazıdır.

Ben başta da söylemiştim. ÖNCE BİZ BÖYLE BİR DOST OLALIM…  Bu maddeleri arttırabilirsiniz… Yazı sütunun sınırlı olduğu için fazlada uzatmadım…

Dostluk üzerine yazdığım şiirimden birkaç dörtlük ile yazımı sonlandırayım…

 

Adam gibi adam gönülden bağlı

El gibi olmasın dostum dediğin

Can verse sana gelmez gözüne

Damarda kan olmalı dostum dediğin

 

Belini dayasan bir kaya gibi

Kollarını açsa bir ana gibi

Nasıl Ki elmanın yarısı gibi

Böyle olmalı dostum dediğin.

 

Sofranda tabağın sofranda tasın

Sofranda ekmeğin sofranda aşın

Kiprikte asılı olan gözyaşın

Vücuda can olmalı dostum dediğin

 

Vefadan bihaber olmasın sakın

Öyle bir adam ki kardeşten yakın

Zor günde dar günde elin ayağın

Parayla alınmaz dostum dediğin

Nice güzel dostluklara

 

İlginizi Çekebilir

HABER49 BİZİM, HABER49 HEPİMİZİN

İşte geldik, herkesin gelmek istediği o büyülü çağın eşiğine; 18 yaşındayız… Ne kadar uzun bir …