ESNAFIN GÖZÜNDEN KORONA

“Dayanmak mümkün değil”

11 Mart 2020 tarihi ile başlayan ve aslında kimsenin başına ne geleceğini bilmediği bir döneme adım atılmıştı. Herkes virüsle nasıl mücadele edileceğini ve işlerin ne zaman raya oturtulacağını merak ediyordu.

Öğrenciler okullarını bırakıp evlerine döndü, veliler onların yollarını gözledi. Bir panik havası sardı memleketin dört yanını. Sağlık çalışanları tam mesai çalıştırılarak aylarca ailelerinden uzakta yaşadı. Başlangıçta kimse gelecek kaotik dönemin farkında değildi, bu süreç herkesi çok yıpratacaktı. Halkı büyük zorluklar karşıladı. Kısıtlama kararı günlük kazanç sağlayan kafeler ve geçimini bu sektörden sağlayan çalışanlar için büyük bir stres yarattı. Gelir kaynağını kaybeden insanlar dükkanına ya da evlerine kira, elektrik, su gibi vergiler vermeye devam etmek zorundaydı fakat bu insanlar değil yüklü miktarda ay sonu ödemelerini gerçekleştirme gün sonunu bile zor getiriyorlardı.

Boş dükkanlar aylarca borçlanmaya devam ediyor vergilerde indirimin ötesine gidilmiyordu. Büyük bir mağduriyet söz konusu idi fakat bu mağduriyeti üstelenecek herhangi muhattap bir kurum yoktu. Kısıtlama kararı kaldırıldıktan sonra saat sınırlamaları yüzünden kafası karışan esnaf bu seferde para cezaları yiyerek iyiden iyiye umutsuzluğa kapıldı ve birçoğu kepenglerini kapattı. Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) verilerine göre 2020 yılında 24136 gerçek kişi ticari işletmesine kilit vurdu. Kapanan tüzel kişi (Şirket) sayısında ise son yılların en yüksek artışı %16.44 ile görüldü. Bunun yanında işletme yatırımını da bu dönemde yapma kararı alanlar oldu. Alım gücü düştüğü için satılık iş yerlerinin de fiyatları düştü. Şimdiden tüm korona süreci bittiğinde büyük bir fırsata dönüştürme şansı elde edebileceğini de düşünen taraflar vardı. Birbirinden farklı hareket eden taraflar olsa da mevcut bir yıl içerisinde tüm Ticari Pazar kısıtlanmış ve döner sermaye dengesini şaşırmıştır. Bu da fırsatların önüne geçmiştir. Nice umutlar açılan iş yerleri sahipleri ve çalışanlarıyla beraber umutsuzluk içerisinde kapatılmıştır. Hiç şüphesiz her mevki düşünüldüğünde tüm yasakların vurduğu esnaf korona sürecinin en kötü etkilenen taraflarından biridir.

Devlet insan hakları temelinde kriz yönetimi ile bu dalgalanmış entegrasyona dur demeli ve giderek artan depresyon oranlarının bir tesadüf olmadığını kabul etmeli. Bir vaktin ne zaman dolacağına karar veren mekanizmalar elindeki yetkilerin farkında olarak hareket etmezse orada yaşayan bütün halkların haklarına tecavüz etmiş sayılır. Öyle ki irade ile alınmış kararların dolaylı yönden yönetimi işaret etmesi bir sonucun ürünüdür. Bu da çıkarılacak her yasanın çözüm odaklı olması gerektiğinin kanıtıdır.

Esnaf zor durumdayken birilerinin altın kasesi boş kalmıyorsa bu kriz kendisine yansımasın diye esnafa beraberinde yetkisiz, ya da tek yetkisi yetkili hükümeti en yetisiz şeklide şeçme-seçilme sisteminin parçası olan yetkisiz yetkili millete yüklenmesindendir.

İlginizi Çekebilir

HABER49 BİZİM, HABER49 HEPİMİZİN

İşte geldik, herkesin gelmek istediği o büyülü çağın eşiğine; 18 yaşındayız… Ne kadar uzun bir …