DOLAR 15,6290 % 0.55
EURO 16,3712 % 0.7
GRAM ALTIN 916,83 % 0,64
ÇEYREK A. 1.499,02 % 0,64
BITCOIN 30.404,00 1.55
SON DAKİKA

ELALEMİN ŞIMARIK KÖPEKLERİ VE TAHLİL

Son Güncelleme :

20 Ocak 2022 - 14:48

ELALEMİN ŞIMARIK KÖPEKLERİ VE TAHLİL

Arkadaşımın biri nakletti. Almanya’ da yaşayan yeğeni sormuş yazıya da ilham olan o soruyu;

– Hala, kaç senedir yazları memleke geliyorum bir şey dikkatimi çekti. Almanya’ da yaşayan köpekler çok mutlular ve mutluluktan insanların üzerine atlayıp eğleniyorlar. Yalnız buradaki köpekler hem insanlardan kaçıyorlar hem de çok mutsuzlar. Hepsinin yüzünden düşen bin parça. Bu çok dikkatimi çekti. Neden bu böyle?

Belki kaç kere düşündüm yeğeninin sorusunu. Düşünmek işe yaramadığı gibi cevaba da götürmedi her defasında.

Almanya özelinde durmamak şartıyla, sahi bizim köpeklerimiz neden mutsuz ve sürekli kaldırımlarda yatar durumdalar?

Evdeki izlediğimiz vahşet dolu dizilerden mi?

Sokakta cereyan eden korku filmlerini aratmayan cinayetlerden mi?

Yoksa biz köpeklere efkâr yapan arabesk müzikler mi dinletiyoruz?

Kemiklerimize kadar işleyen nefret, haset ve kötü enerjimizden mi etkileniyor hayvancağızlar?

Kendimize benzemeyene karşı hissettiğimiz vahşi hisleri nefesimiz kokumuz ve terimizle atmosfere boca ediyoruz. Bu mudur hayvanları ürküten?

Yaşamını gerginlik üzerine inşaa eden, kaos, huzursuzluk ve şiddetten meşruiyet, gurur ve hatta varlık bulduğunu sanan biz insanlar, bu tuhaf yaşam felsefesi ile acaba evrendeki diğer dilsiz dostlarımızın sakin, huzurlu yaşamlarının altını üstüne mi getiriyoruz?

Depremi bile önceden hissedip havlayan bu dostlarımız acaba beyinlerimizi mi okuyorlar ki böyle şaşkın, mahzun ve üzgünler?

Hani hep diyoruz ya insanoğlu haddini aştı diye. Bu doğru değil. Ecnebi memleketlerde kimse kimsenin haddini de çiğnemiyor, hududunu da. Yani öyle dünya bozuldu masalları ile yangını dünyaya yaymanın ne bir gerçekliği var ne de faydası. Yanan biziz ve yangın bizde.

Yok, olan dünya değil.

Yok, olan vicdanlarımız, merhametimiz, ahlâkımız, geleneklerimiz, değerlerimiz.

Şiddete salise uzaklıkta yaşayan dimağlarımız, üçüncü cümlede tükenen ve yerini eyleme döken kendimize has iletişim tarzımız ve bıkmadan bundan beslenen bir türlü doymak bilmeyen egolarımız.

Son zamanlarda mesleğime, meslek ahlakıma, yaşam felsefeme çok daha rasyonel bir bakış açısı geliştirme çabasındayım. Bu çaba yer yer kendini hayalkırıklığına bırakıyor. Bu hayal kırıklığı insanların değişeceğine olan inancımı yitirmekle zirve yapsa da; çok geçmeden tekrar okuyor, tekrar anlatıyor ve tekrar yazıyorum.

Neden mi?

İnsan erdemli olursa denizdeki balığın, havadaki kuşun, daldaki meyvenin daha mutlu olacağına inanıyorum. İnsan erdemini kaybederse suların çekileceğine, ormanların yanacağına toprağın küseceğine inanıyorum.

Özetle insan dünyanin çekirdeği, merkezî, baş aktörü kısaca her şeyidir.

Nasıl bal şifa kaynağı iken bozulması halinde zehir oluyorsa; insan da bal misali bozulunca zehir oluyor. Sadece kendisine değil köpeğe, kuşa, böceğe ve atmosfere zehir olup yayılıyor.

Almaya ‘da yaşayan sevgili kızımızın sorularına cevap oldu mu bilmem ama köpeklerimizin ruh sağlıklarının neden bozulduğuna, kadınlarımızın çocuklarımızın katledilmesine, bitmek bilmeyen kaos ve gerginliğe, TV’lerde boy boy mafya dizilerine ve beğenmediğimiz karanlık orta çağ Avrupa’ sının torunlarının yarattığı yeni dünya düzenine ve onların seratonin hormonu salgılayan güleç yüzlü köpeklerine bir cevap olmuştur umarım.

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.