DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
SON DAKİKA

DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDE ‘ENGELLİ’ BİR YAZI

Son Güncelleme :

15 Aralık 2020 - 15:26

DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜNDE ‘ENGELLİ’ BİR YAZI

Engelliler (!) Günüymüş…

Külahıma anlatın siz onu

Hani?

Nerede engelli?

Neresinde yazıyor engelli olduğu?

Konuşamamak mı engelli olmak yoksa yürüyememek mi?

Hangisi?

Bir de gözle görülmeyen engelliler var…

Ancak tecrübe edilince anlaşılan…

Öyle bir anda ‘ şunun kolu yok o zaman engelli ‘ bu diyemeyeceğiniz engelliler bunlar…

Neredeler mi?

Sağınıza solunuza bakın!

Eğer evimdekinden daha engelli(!) binlerce engelli yoksa insan değilim…

Çeşit çeşit üstelik…

Ne ararsan var…

Zihin engelli…

Zihni patolojik olarak var… Ama aslında yok… Düşünme, muhakeme, kıyas, benzetme ve ayırdına varma… Hiçbiri yok… Öylesine dümdüz…

Yürek engelli…

Göğüs kafesinde bir parça et var… Ama ne ne olduğu belli değil… Acıma yok… merhamet yok…

Bir mahkeme kurmuş yüreğinde hakimi de savcısı da sanığı da O olan….

Hep beraat…

Hep öyle olmaya devam…

Sanıyor ki Dünya zihninden ibaret…

İbadet (!) engelli…

Tüm rekatlar 10 numara ama gırtlaktan aşağı bir ‘  elif ‘ geçmiyor… Namazın ondan,  onun da namazdan haberi yok… Ayrı sularda ama hep beraber olma tezatlığı kadar zıt…

Oruç (!) engelli…

Mide akşama kadar aç ama ağız, göz, dil hepsi gırtlağa kadar kokuşmuş… Sanır ki açlık yetiyor Cennet için… O zaman Afrikalılardan Cennet’te sana bana yer kalmaz…

Hac (!) engelli…

Kâbe, umre, hac, ihram, hurma ve tesbih geçmişi o biçim ama gel gör ki gitmiş gelmiş aynı tas aynı hamam… Gitti ya tamam artık… O Zaman Suudiler’den gitti mi Cennetin bir bölümü daha…

Okuma engelli…

Ömründe takvim yaprağı bile okumamış ama dünyası sorsan derya deniz… Ne zordur ‘ okullunun ‘ okulsuz bir toplumdaki yaşamı… Ne zordur anlaşılmamak…

Ve ne büyük keder anlamadığına düşman olma hafifliği…

İnsanlık engelli…

Saysan tüm uzuvlar tamam….

Hatta daha gelişkin bile sayılır….Ama gel gör ki öyle hareketleri var ki değil engelli, Homo Sapiens’ ten bile uzak….

Zaman engelli…

Güya 21.yüzyıl insanı…

Milenyum vatandaşı…

Hani şu Mars’ ta hayat arayanlarla aynı zamanda…

Ama ilkellikte, mağara ardı bir zamandan salık verme telaşında…

Giyim kuşamı değiştir,  Bakır Çağı kalır karşında…

Dil engelli…

Ağzı delinse yalan dolan…

İki şey düşmez dilden…

Biri din…

diğeri kin…

Birbirine zıt iki kavram…

Döner dolaşır ayan beyan…

Görme engelli…

Ta diğer kıtadaki haktan hukuktan dem vurur da burnu dibindekine hipermetrop insan… Unpatolojik körlük bu…  Anlayamaz kimseler hiçbir zaman…

Gülme engelli…

Ağlama engelli…

…………….. engelli….

…………….. engelli.

Say say bitmez…

O zaman en büyük engelliyi de söyleyelim sırası gelmişken…

En güzel, en fiyakalı ve en yaygın engelli de bu…

Aynaya bakmama engellisi…

Bu yazıdaki anlatılanı uzaklarda arayan.

Kendisine, evine, çevresine, akrabasına kondurmayan engelli…

Sen, ben, o, öteki değil maalesef…

E kim peki?

Uzaklarda şu an…

Ne mi yapıyor?

Engelliler gününü kutluyor engelli (!) olmadan…

Boşu boşuna zaman kaybı işte… Bu engellerin hiçbiri ne görünür ne de anlaşılır… Öyle elle tutulur bir yanı da yok hani… Kaldı mı yine bize ‘ engelli ‘ yaftası…pardon engelli haftası…

Ama iddiamda ısrarcıyım…

Eğer evimdekinden daha engelli (!) değilseler ben insan değilim…

Bu kadar da eminim buna…

O yüzden evdekinin değil bu gün…

Gerçek engellilerin günü…

O zaman,

Kutlu olsun!

(Yazı sert, irrite edici ve can sıkıcı geldiyse, iki şeyden birini yapınız lütfen… İkisi de sizi rahatlatacaktır… Biri aynaya bakmak… diğeri ‘ kendisini yazmış canım ‘ demek…

İkisine de razıyım…

Yeter ki çocuklarımıza engelli bir dünya bırakmayalım…

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.