DOLAR 17,9495 % 0.05
EURO 18,5446 % 0.02
GRAM ALTIN 1.032,32 % -0,04
ÇEYREK A. 1.687,84 % -0,04
BITCOIN 24.126,70 -0.31
SON DAKİKA

DESTANI ANMAK İHANETİ ANLAMAK: 15 TEMMUZ DİRENİŞİ

Son Güncelleme :

08 Temmuz 2022 - 14:26

DESTANI ANMAK İHANETİ ANLAMAK: 15 TEMMUZ DİRENİŞİ

Tam altı yıl önce ülkemizin tüm halkı ile birlikte aştığı ve dünyaya bir demokrasi hatırası olarak hediye ettiği 15 Temmuz’un yıl dönümüne az kaldı. Tarihin belki de en önemli özelliği olan tekerrür edebilme ihtimali, şükürler olsun ki 15 Temmuz 2016’da ters tepti. Güç anlamında baskıcı sürecin karşısına dikilen halkımız, yaklaşık ikiyüz elli yıl önce Fransa’da gerçekleşenleri tekrar etmiştir. Aynı Fransa’daki gibi bütün halk sokaklara dökülmüş ve sahip olduğu demokrasiye sahip çıkmıştır. Ülkemizin yeni bir İstiklal mücadelesi olarak tarihe geçen 15 Temmuz günü, unutulmamalıdır, unutturulmamalıdır.

Elbette ki bütün toplumsal hareketlerde en önemli aktör liderdir. Lider olmadan, kitlesel hareketlerin başlaması yahut sona ermesi pek mümkün görünmemektedir. Liderler, sahip olduğu etkilerini hem karizmalarından hem geçmişlerinden hem de ona sahip çıkarak destek veren halkından almaktadır. Liderlerin varlığının, bu bağlam ile birlikte ele alındığında boyutunun ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir. 15 Temmuz günü, Türkiye halkının konuşmasını beklediği lider Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Erdoğan isminin karizmasının etkisi, “ben, halkın gücünün üstünde bir güç tanımıyorum. Halkımı meydanlara davet ediyorum, havalimanlarına davet ediyorum ve birlikte bu darbecilere gerekli cevabı vereceğimizi düşünüyorum” ifadelerinden sonra kendisini göstermiştir. Erdoğan’ın karizmatik liderliğinin başlangıcı olan 2002 yılından itibaren devam eden süreç 2016 yılında zirveye ulaşmıştır. Cumhurbaşkanımızın görüntülü olarak verdiği mesajdan sonra sokaklara çıkarak tanklara dahi meydan okuyan haklın, milli şuurunda nelerin olduğu artık nettir ve halk, asla sahip olduklarını geri vermeyecektir. 15 Temmuz akşamı, FETÖ teröristlerince gerçekleştirilmeye çalışılan girişim, önce Rabbimizin sonra liderimizin çağrısı ve bu çağrıya kulak veren halkımızın sayesinde başarısız olmuştur.

O halde 15 Temmuz’u farklı kılan nedir sorusuna bir cevap olarak şunları ifade edebiliriz; 15 Temmuz önceki darbe girişimlerinden farklı olarak bir hainlik girişimidir ve bu hainlik terörizmdir. Hain FETÖ üyeleri, birçok alana sızmış üyeleri devletin çeşitli mekanizmalarını adeta felç etmiştir. İslam inancını, takiye olarak kullanarak aslında münafıklığın birerbir örnekleri olarak kendilerini ifşa etmişlerdir. Böylece Hz. Muhammed’in, münafıklarla mücadelesinin ne kadar çetrefilli ve sabır gerektiren bir süreçte nasıl sürdürebildiğini de anlamış bulunmaktayız. Münafıkları tanımak kolay değildir ama zor zamanlarda renklerini ilk onlar belli etmişlerdir. 15 Temmuz’un bir diğer niteliği ise gücün tamamen halka ait olmasıyla başlayan bir direniş sürecine sahip olmasıdır. Karizmatik lider olarak sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasından sonra kitlelerin gücü daha da artmış ve darbe girişimine karşı verilen mücadele daha da güçlenmiştir. Birçok yerde (kendimde dahil olmak kaydıyla) sokağa, sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısından önce çıkılmıştır. Özellikle Mısır’da Mursi ile yaşanan süreçten sonra, darbecilerin hiç de şakalarının olmadığı anlaşılmış ve haksız mücadelenin karşısında durulmuştur. 15 Temmuz’da millet; İslam’a, devletine ve liderine sahip çıkmıştır. İşte 15 Temmuz böyle bir destansı mücadeledir.

YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.