GERİ KALMIŞLIK KADERİMİZ OLMASIN!

İlimizin gelişmesi ve yapılması gerekip de yapılmayan işlerden sürekli şikâyetçiyiz. İlimizin gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alması bizleri oldukça üzüyor. Peki, bunun sorumlusu kim? Neden hep gelişmişlik sıralamasında sonlardayız? Kendi kendimizi hiç sorguluyor muyuz? İlimizdeki kurumlara idareci olarak atanan kişilerin genelde işin ehli ve liyakatli kişilerden oluşmadığı için kurum çalışmaları hep geriye gitmektedir. Tabi çalışan […]

GERİ KALMIŞLIK KADERİMİZ OLMASIN!
GERİ KALMIŞLIK KADERİMİZ OLMASIN!
Emrullah Özbey
  • Yayınlanma14 Aralık 2017 00:11
  • Güncelleme24 Ağustos 2020 15:03
İlimizin gelişmesi ve yapılması gerekip de yapılmayan işlerden sürekli şikâyetçiyiz. İlimizin gelişmişlik sıralamasında son sıralarda yer alması bizleri oldukça üzüyor. Peki, bunun sorumlusu kim? Neden hep gelişmişlik sıralamasında sonlardayız? Kendi kendimizi hiç sorguluyor muyuz?
İlimizdeki kurumlara idareci olarak atanan kişilerin genelde işin ehli ve liyakatli kişilerden oluşmadığı için kurum çalışmaları hep geriye gitmektedir. Tabi çalışan ve proje üreten kişilerde var elbette onlara diyeceğimiz bir şey yok. Fakat kurumlarda sadece koltukları doldurmakla yetinen ve hiçbir proje üretemeyen kurumlar ve idarecilerinde olduğunu bilmekteyiz.
İlimizin kronikleşmiş hastalıklarından birisi de kurumlar arası kavga, rekabet ve bir birlerini çekememe kavgasıdır. Bırakalım artık menfaatimiz ve çıkarımız için çatışmayı. Biraz ilimiz için toplumsal hizmetler doğrultusunda çalışalım. İlimizin geri kalmışlığından kurtulalım. Kurumlara benim senin adamın değil, işin ehli ve liyakatli kişilerin gelmesi için mücadele edelim. Hiç bir şey ilimizin kalkınması ve büyümesinden daha önemli değildir. Kişisel menfaatlerimizi düşünürken ilimize zarar verecek olaylardan ve işlerden uzak duralım. Bir birimizi karalamayı bırakalım.
İlimiz için hizmet edenlere destek olup hep birlikte ilimizi kalkındıralım. Yıllardan gelen çekememezlik hastalığımızdan kurtulalım. İlimiz için projeler üretip hayata geçirelim. İlimiz için çalışanları destekleyelim ve onlara elimizden gelen yardımı yapalım.
İlimize zarar verecek kim olursa olsun karşı duralım. Kamu kurum ve kuruluşlarına atanan idarecilerin işin ehli ve liyakatli olması için baskı kuralım.
İlimizde suçlu veya suçsuz aramıyoruz. Sadece görünen köy kılavuz istemez diyerek bazı olaylara değinmeden yapamıyoruz. İlimizi temsil eden İktidar ve Muhalefet partilerinin milletvekilleri, Valilik, Belediye Başkanlığı, Üniversite, Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri, Meslek odalarının temsilcilerini, Kamu Kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin birlikte hareket etmedikleri ortadadır. Muş Halkı olarak görmek istediğimiz manzara; herkesin birbiriyle barışık olması ve Muş’un sorunları için ortak hareket etmeleridir.
Siyasetteki yarışımız hizmet yarışı olsun. Kurumlardaki yarışımız hizmet olsun. Hangi kurum daha iyi çalışıp hizmet üretiyorsa ödüllendirme yarışı olsun.
Herkes ayrı bir havada olmasın. Vatandaşları dinleyen ortak fikirler olsun. Uyanın beyler uyanın kendinize gelip biraz silkinin, Kapris havasından uzaklaşın. Bu memleket kimsenin çiftliği değil.
İlimize gelen siyasi büyüklerden taleplerde bulunalım. İlimizin eksikliklerini ve ihtiyaçlarını her platformda, her ortamda dile getirelim.
Proje üretemeyen hizmet yapmayan idarecilerin değişmesi için çalışalım. Devletin birlik ve bütünlüğü sağlayan ve aynı zamanda memlekete hizmet getiren proje üreten idarecilere imkan sağlayalım. Siyasetçileri kişisel çıkarlarımız için değil toplumsal hizmetler için yoralım ve çalıştıralım.
Biz Muş halkı olarak kurumlar arasındaki kavgalardan, çekememezlikten bıktık artık. Herkesin ve herkesimin bir biriyle anlaşarak, sorunların çözümünde ortak hareket ederek, birbirleriyle barışık ve bu ilin kalkınmada üst seviyelere çıkması için herkesin ortak hareket etmelerini bekliyoruz. İlimizde yaşanan bu kopukluğa son verilmesini diliyoruz…