| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
MAZLUM POSTU İLE ZULÜM(2)
Üniversite ile ilgili yazınca kendimi tuhaf hissediyorum. Ortaya çıkan her durumda eleştirecek bir şeyler arayan sığ adamlar gibi oluyorum. Ama gerek mesleğim, gerekse bilime verdiğim önem itibari ile oradaki gelişmeler benim için belirleyicidir. Ben balığın nereden kokmaya başladığını iyi bilenlerdenim. Bir yerde bilim üreten, bilimsel çalışma yapan, ülkenin akademik kadrolarını yetiştiren bir kurumdan söz ediliyorsa, o kurum adına hareket etme yetkisini edinen kişiler mutlaka çok dikkat etmeliler. Etmezlerse eleştirilirler, kendilerini bu eleştirilere sağır ederlerse güven kaybeder, hedef olurlar. Ama eni sonu kaybeden bu ülke olur. Bunları daha önceki yazılarımda da belirttiğim için üzerinde durmayacağım. Bir önceki yazımı okuyanların hatırlayacağı, dayanağı iştirakçilerce bilinen (ki çağrılıp konuşulmuş), bazı olumsuzlukları dile getirmiştim. Sorun giderilir diye gündeme getiriyoruz olanları. Daha önce de yazmıştım, takip edenler hatırlayacaktır. Hatanın görülüp düzeltildiği durumlardan da söz edebilirim. Güzel de oldu. Ama şimdi olan, yani yazıdan sonra çözüm değil de sorgulamaya gidilmesi, yok bu bizim görüşümüz değil, bizi bağlamıyor denilmesi yanlışın devamıdır. Kurumsal kültür oluşturmak veya ortak bir dil yaratmak kolaydır. Sorun, ortak dilin ne kadar demokratik olduğudur. Veya bu ortak dilin ilancıları demokrasiyi ne kadar özümsemiş. Bunlar önemlidir. Bunları pas geçerek ‘biz demokratız’ diye vitrine koyulan kişilerin ardılları tutup insanların aidiyetlerini, dünya görüşlerini, inançların yani her şeylerini sorgularlar. Malum, o zaman da kurulan demokrasi kalesinin harcının kumdan başka bir şey olmadığı anlaşılır. O zaman da savunulacak bir yapı kalmaz. Ne oldu şimdi. Çağrıldı iştirakçiler. Yapılan yanlışın sahipleri ortaya da çıktı. Eee sonra. Göz boyamak için yapılan bir azar ile bu işin üzeri örtüldü. Niyet tam da budur. Belki buradan yükselen bir sesin çok hükmü yoktur. Ama inanılsın ki bu zulüm kolyesini, demokrasi kelimesi her aklınıza geldiğinde hatırlayacak ve bugün olmasa da yarın, yani demokrasiye ihtiyacınız olan gün, nasıl bir yanlış yaptığınızı anlayacaksınız. Üzüldüğüm nokta o gün ortada ‘Bor’un Pazarı’ diye bir şey kalmayacak. Gidilecek bir Niğde zaten yok. Benim asıl canımı sıkan ise gündeme alınması gereken konunun bahsinin bile edilmemesidir. Bu akademik kariyer sahibi birine, mevcut alanda ihtiyacınız var mı, yok mu? Bu sorunun cevabı ortada kaldı.
|
GALERİ |
|||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||