| ||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Okurdan...
Bir inanışa göre, insan ruhunu teslim etmek istemediği sürece ölmezmiş.. yokluğundan beri bu cümleye takılı kaldım.. neden ölmek yok olmak istiyesin.. seni uzaktan yakından kapsamıyor bu cümle aslında.. o kadar yaşamı seven, tutunmak için türlü uğraşlar veren sen, nasıl olurda ölüme teslim olursun ki..? Düşünceler düşünceler.. ardı arkası kesilmeyen soru işaretlerinden ibaret sensizlik.. otuz yaşı sonrası beynim türlü oyunlar oynarken kendime yetememek sensizliğin diğer adı.. hırpalıyorum manasız.. tek gerçek bir daha hiç olmayacağın; değil mi? bu kadar acı bu kadar sol yanı söken bi gerçek.. Ömrümün yarı yılı her şeyi bilmek anlamak için okumak, araştırmak gözlemlemekle geçmişken tüm bildiklerim nasıl olur da yalan olur.. Sen adli tıpta beklerken baba kalabalığın içine beni çağırdı, anası sendin babası sendin, nereye götürelim kardeşini? Sana can veren kişinin bunu bana söylemesi ömrüm boyunca onurum olacak, senin varlığın gibi.. geldiği gibi gidiyoruz doğduğu yere dedim ve geldik.. karşılama konvoyunun görkemi düğünü andırıyordu biz seni toprağa gömmek için gelmişken.. çok bişi hatırlamadığımı sandığım zamanlar öyle bir kazınmış ki beynime 29 mart’tan öncesi yok gibi.. ne gelmiş, ne geçmiş kapkaranlık bir düş.. aynı bu kent gibi.. filler mezarlığı.. seni buraya getirme kararımı tek destekleyen yine senin parçan Leyla idi.. hala da istikrarlı, hala çok sıcak ve hala çok duygulu.. aynı sen aynı anne gibi.. sizi bi de ben ayırdım ölüm az bişeymiş gibi.. 16 yıl önce nasıl bıraktımsa bu kentte aynı.. aynı sığ’lık, aynı zihniyet aynı acı kenti.. memleketinin gurbet olmasını yaşamaktayım.. hiç ait değilim buralara.. hiç ben yok buralarda.. hiçbir haz yok yaşama dair.. bıraksam duygularım bi kaşık suda boğacak beni.. bıraksam aynı ölçüde toplumda.. ziyan olacak hayatım diyor bir tarafım, diğer tarafım ise hayatım murada hediyem olsun diyor ki bu taraf daha ağır basıyor.. evet anne ve babanın buralar.. sensizliğin tarifsiz acısının üstüne bir de gurbette olmalarını ekleyemezdim.. onlar da İstanbul’a hiç ait olmadılar çünkü.. benim ve kardeşlerinin yarınlarımı önemliydi, yoksa ömrünün son demlerinde senin yokluğunun acısı eklenmiş anne ve babamızın hayatlarımıydı öncelikli, tercih yapmam gerekiyordu ve yaptım.. geldik.. asla dönmek istemediğim bu kente.. kardeşlerin uzun süre benimle konuşmadı.. adaletimden şüpheye düştüler.. çok anlatmaya çalıştım ama.. umarım hayat beni yanıltmaz ve umarım yanlış bir karar değildir.. zaman.. yokluğunda dostların perişan oldu.. hala da birbirimizin yüzüne bakamıyoruz.. başta çocuklarla çok görüştüm.. korktum gençtirler yanlış bişi yaparlar diye.. hep aradım hep görüştüm.. onlarda canlarına sardılar beni hiç ama hiç bırakmadılar sensiz.. şimdi görüşemiyorum, dayanmıyor kalbim.. tüm dostların tüm sevenlerin çok güzel kaleme alıp hislerini çok güzel anlattı.. sadece okudum ağladım.. ağladım okudum.. ne bir yorum yapabildim ne de yazabildim.. o 24 yılın bana neler kattığı, ne kadar güzelleştirdiğine dair gerçek cümleleri bulduğum zaman yazıcam seni.. bir kardeşin nasıl insanın öz hayatı olabileceğini.. bir kardeşin nasıl tüm güzellikleri kendinde barındırdığını uzun uzun yazıcam ama şimdi değil.. okuyorum, her dini, her düşünceyi ölümü anlayabilmek için.. büyükler bize söylenecek söz bırakmamış ama hiçbir söz hiçbir düşünce senin ölümünü sarabilecek kadar kudretli değil.. Tekirdağ daydım.. her zamanki yoğun iş tempom neredeyse bir ay görememişim doğru dürüst seni.. mesajlaştık gece yarısı.. beni sordun.. ben ise hepinizi.. sen iyi olursan, biz de iyi oluruz abla dedin ve ertesi gün öldün.. Akşam 5.. güle oynaya oy kullanmışız.. el ele durağa gitmişiz ben sandık başına sen ise eve dönmek üzere.. akşam 9… ölümüne gelmişim.. Tarifi yok o günün.. tariflemeye de niyetim yok.. canımı canına karşılık vermişim ama azrailin dini imanı vijdanı yok.. darmadağın olmuşum.. 16 yaşında ideallerim uğruna çıktığım bu kentten ölümüne dönmüşüm.. keşkeleri hayatımda yer edinmeyen ben; keşke çıkmasaydım da sen ölmeseydin deyip duruyorum şimdi.. affet.. eğer ben, okuyacaksınız herkese her şeye faydalı olacaksınız demeseydim getirtmeseydim sizi, sen ölmeyecektin.. affet.. Uzun süre toprağının başında nöbet tuttum.. kimler neler söyleyip neler yapmadı sana gelmemem için ama hiç duymadım.. ta ki abin ağlayana kadar.. çünkü abim derken sevginden yüreğin konuşurdu onunla.. mezar başında ki nöbetimi bırakmışsam sanki abimin değil de senin rican olduğu içindir.. Çok şaşkınım..ve uzun sürede aşamam bu şaşkınlığı.. hayatımın direncimin mükafatı senin ölümün.. bu kadar boş bu kadar manasız olmamalıydı.. şimdi ben nasıl yaşıycam sensiz? Ya şimdi ben ne yapıcam diye tırmalıyor yüreğim.. gömüldüğün yere geldiğimde, o güzel gözlerini böceklerin yediği düşüncesi yüreğime düştüğünde, sanki o düşünceler birer bıçak ve kesik atıyor ciğerime.. sayısız kesikler.. derinden kesikler.. hiçbir ilacın bandın saramıyacağı kesikler.. hep feleğin gözü kör olsun diyorum ama felek nedir kimdir bilmiyorum.. telefonumda cigerim diye kayıtlı olman bundan olsa gerek ti gün gelecek cigerin cayır cayır yanacak demiş ellerim meğer.. yüreğimde volkan var sanki.. hiç sönmüyor.. sürekli patlıyor… patlıyor.. lavları yer yerimi yakıyor.. Sen dedin sen istedin diye güçlü oluyorum dışardan, yanıklarımı göstermiyorum sevdiklerimize.. yüreğimde ise.. teminatını vermiyorum.. ya aklımı yiyip kabullenmiş olucam yokluğunu, ya da ericem mübarek bi şahıs olucam öyle durucam sensiz.. mezar başında, evde, anneyle babaya türlü şaklabanlıklar yapıyorum, hala ağladığımı görmediler doğruca.. beni bıraktığın kadar dirençli olmalıyım diyorum.. ama karanlık çökünce güneşin doğmasını asla istemiyorum.. sensiz dünya dönmesin mümkünse.. uyuyamıyorum, uyanık kalamıyorum.. müzik dinlemiyorum.. sazlarımız can dostlarında.. vardiyalı olarak onlarda kalacak.. henüz alamıyorum elime.. zorladım kendimi emin ol çok zorladım.. olmadı yapamadım.. yapıcam ama merak etme, sana öğrettiğim gibi herkese öğreticem günü gelince.. bi tek toprağının üzerinde dinliyorum türküleri, sende hoparlörden.. sensiz dinliyemem çok yazdık çizdik üzerinde müziklerin.. her yeni türküyü ben senden sen benden öğrendin.. şimdi sensiz dinlemem! dinleyemem.. Senin dışında kimsenin elini tutamam tutarsam, müzik dinlersem, halay çekersem sana ihanet edeceğim gibi.. Kalbim çok acıyor.. bu acıyla ya atıcam ya batıcam.. çok eksiğim.. paramparçayım.. Hep seninle konuşuyorum.. yakalandım bir defa anne çok ağladı.. elimde değil sana anlatmalıyım her nefesimi sanki.. Sesini duydum.. rüyalarıma gelmeni bekliyorum dört gözle, herkese gittin bi bana gelmedin.. bi yengemizin rüyasına girmişsin, saz elinde bana sitem dolu türküler söylüyormuşsun.. bi ablamızın rüyasına girmişsin tüm kardeşler seni bulmuş ama ben hala deli gibi seni arıyormuşum..v.s. ne anlıyım bunlardan? ne demek istiyorsun? Sensiz yaşamamamı bakayım?? Bunu benden isteme... sensiz acının altından kalkamıyorum.. Su akarken yolunu buluyor diyorlar, bulurum belki bi gün.. bilinmez belki bir gün… Köyümüze gittim, dedenin nenenin ve bizlerin tanımadığı ilk kardeşimizin mezarına.. gösterdiler.. tanıştım.. uzun uzun ağladım seni anlattım.. onlara sana iyi bakmalarını söyledim emanet ettim.. senin gözünde hükümet olan ben ölümüne yetişemediğimi anlattım.. lanet ettim ablalığıma.. söz vermiştim, sizleri çok iyi koruyacaktım, herkesten her şeyden… ama azraile yetişemedim.. affet.. affet.. Sana iyi bakarlar diyorum, yetişemediğim büyüklüğü onlar yaparlar.. Şimdi senin doğum günün.. 25yaşın kutlu olsun murademin.. toprağına bayram şekerini, harçlığını bırakıyorum ama pastanı nasıl bırakıcam bilmiyorum.. seni sanki gurbete göndermişim de bir gün karşılaşacağız düşüncesini ekiyorum yüreğime.. söz vermiştim sana, zaten gönderecektim.. evet sayıyorum ki gurbettesin.. bana yaşattığın tüm güzellikler için minnettarım eğer görüyor ya da duyabiliyorsan.. umarım tez zamanda sana kavuşurum, doğal yollardan ölmemiz lazımmış ki seninle buluşabilelim..
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. SAYLAN
[ 08 Mart 2010, 22:22 ]
SELAM BU YAZIYA YORUM YAZMAYA İMKAN VARMI BİR ACININ NASIL YAŞANDIGI NELER ÇEKİLDİGİNİ BUNDAN BAŞKA NASIL ANLATILIR NASIL YAZILIRKİ BU YAZI İÇİN TEK KELİME YETER OKURKEN GÖZLERİMDEN DÖKÜLEN İKİ DAMLA GÖZYAŞI VE MEKANI CENNET OLSUN
|
GALERİ |
||||||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||