Son Dakika:

  İletişim    Künye  
Haber 49
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVALARI

Okunma  Yazar : Nurettin Tanış
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 973
Tarih  Tarih : 14 Ekim 2009, 12:35

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Medeni Kanuna göre çocuğun ismini anne ve babası koyar. Kişi kendisine konulan ismi değiştirmek istiyorsa bu isteğini haklı bir nedene dayandırmalıdır. Örneğin herkes tarafından Berfin olarak tanınan ve bilinen bir kişinin ismi, nüfus kütüğünde Ayşe ise; kişi dava açarak ismini nüfus kütüğüne Berfin olarak kaydettirebilme olanağına sahiptir.

 

İsim değişikliği yapmak isteyen kişinin haklı bir nedeni varsa Medeni Kanun 27.maddesine dayanarak yetkili ve görevli mahkemeden isminin değiştirilmesini talep edebilir. Görevli ve yetkili mahkeme, davayı açacak olan kişinin yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Bu dava herhangi bir süreye tabii değildir. Davayı açacak olan kişi davasını her zaman açılabilir. Ayrıca isim değiştirme davası yalnızca bir kere açılabilir. İsim değişikliği davasında haklı olarak ileri sürülebilecek nedenlerden bazıları şöyledir:

 

        - gülünç ve çirkin anlamlar ifade eden isimler
        - söylenmesi ve yazılması güç olan isimler
        - din değiştirmeden dolayı değiştirilmek istenen isimler
        - sahibi hakkında şüphe oluşturabilecek mahiyette olan isimler
        - kişinin ülke içinde kötü şöhretle tanınmış bir aileye mensup olduğu izlenimini       

          uyandıran isimler
        - toplum içerisinde bilinen ve gündelik hayatta kullanılan isim ile nüfus kütüğünde kayıtlı ismin farklı olması

 

Açılacak olan dava, davacının bulunduğu ilin Nüfus Müdürlüğüne karşı açılır. Davayı kişi şahsen açabileceği gibi, avukatı vasıtasıyla da yürütebilir. Ancak avukat vasıtasıyla yürütülmesi muhakkak ki daha kolay ve mantıklıdır. Davayı açacak olan kişi reşit değilse, davayı velisi açacaktır.

 

İsim tashihi davalarının en önemli öğesi ise şahitlerdir. Zira hâkim genellikle (hatta diyebiliriz ki her daim) şahit beyanlarına göre karar vermektedir. Bu nedenle ilk celsede muhakkak, kişinin çevresinde almak istediği isim ile tanındığına, kimlikte yazılı olan isimin kişinin günlük hayatta kullandığından farklı olduğuna dair şahitlik edebilecek en az iki kişi hazır bulundurulmalıdır. Medeni Kanunu’nun 27. Maddesinde açıkça “Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir.” denmekle kastedilen durumlardan birisi de kütükte kayıtlı bulunan ismin, gündelik hayatta kullanılan isimden farklı oluşudur ki bu durum ancak şahit vasıtasıyla ispatlanabilecektir.  Adın değiştirildiğinin nüfus kütüğüne kaydı ve ilanı zorunludur. Kişi isim değişikliğinin nüfus kütüğüne kaydından sonra yapacağı işlemlerde yeni ismini kullanma hakkına sahip olacaktır.
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

DAĞINIK SÖZCÜKLERİM...30 Temmuz 2010

ANKET

12 Eylül 2010 Referandumunda ülke menfaatlerine en uygun sonuç hangisi olur?



Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi