| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
YAŞARKEN SAHİP OLDUĞUMUZ HER ŞEY GEÇİCİDİR ASLINDA
Hayata dair her şeye sahip olabiliyor muyuz? Başkalarının sahip olamadıkları şeylere sahip olduğumuz gibi. İnsana sıkıntılı anlarında, çaresiz kaldığı durumlarda büyük bir rahatlama sağlayacağı gibi yaşama sevincini artıracak, yarınlarından daha ümitli olmasını sağlayacaktır. Her insanda yaşama sevincini, yaşama mücadelesini artıracak o kadar çok ayrıcalıklar vardır ki maalesef, onları kaybettiğimiz zaman bunu fark ederiz. Sahip olduğumuz güzelliklerin kıymetini, onların yokluğunu yaşayarak mı takdir edeceğiz? Şayet insan arzuladığı halde, bazı şeyleri yaşayamıyor, hissedemiyor ya da tadamıyorsa, bu durumda, kendisinde olan ama başkalarında olmayan ya da nadir olan şeylere sahip olmanın ayrıcalığını düşünerek, onları, yaşayamadıklarının, hissedemediklerinin ya da tadamadıklarının yerine getirebilmektir. Başkalarının takdirini beklemeden, toplumun değişik kesimlerindeki rollerimiz ve taşıdığımız sorumluluklarımız adına bırakalım başkalarını, kendimizi tatmin edebilecek görev ve yükümlülüklerimizi yeterince yerine getirebiliyor muyuz? Bu soruyu sürekli kendimize sorup, cevabını da vicdanımızı rahatlatacak şekilde alabiliyor muyuz? Zaman zaman böyle bir hesap içerisine girmeliyiz diyorum. Kendimize saygı duyalım ve var olan imkânlarımızla mutlu olmanın yollarını arayalım. Sahip olamadığımız, ya da sahipken bir şekilde kaybettiğimiz değerlerimiz için sürekli olarak neden? Gibi sorular sorarak hafızamızı meşgul edip, gelecekteki mutluluğumuzu da ipotek altına almamalıyız. Birçok insan vardır ki çok arzulamalarına rağmen bazı gıdaları alamaz, bazı durumları yaşayamaz ya da hissedemezler. Belki bedeni belki de yapıları bunu kaldıramaz. Bu insanların çoğu varlıklı da olabilir buna rağmen içlerinden bazıları bir bardak acılı turşu suyunu içebilmenin, tekerlekli sandalyeden kurtulup bir adım atabilmenin, kırmızı diye seslendirilen rengi görebilmenin özlemi ile bir ömrü tüketebilirler. Geceleri başımızı yastığımıza koyup, günün yorumunu yaptığımızda 'ben bugün işimi başarı ile yaptım' diyebiliyor muyuz? Günlük yaşamda, kaç arkadaşımızın iş ilişkisi dışında halini hatırını soruyoruz, kaç çocuğu sevindirip, kaç fakire sahip çıkabiliyoruz? İnsanlığımız yavaş yavaş azalıyor. Kaybetmekten korktuğumuz en değerli şeylerimiz gelir aklımıza. Annemiz, babamız, eşimiz çocuklarımız, sağlığımız, yarın için umutlarımız veya tüm dostlarımız. Yaşarken sahip olduğumuz her şey geçicidir aslında.
Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır. süheyla
[ 24 Ağustos 2009, 14:27 ]
yazılarını takip ediyorum tebrik ederim güzel yazıyorsunuz
|
GALERİ |
|||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||