| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
REKABET KURUMU LİSESİ YA DA RUTİNE HAYIR
İnsanları ya da ekipleri başarılı kılan şey görevlerini eksiksiz yerine getirmelerinin dışında, ekstradan olumlu uğraşlar içinde olmalarıdır. Yani rutin olanı devam ettirdiği için kimse başarılı sayılmamalıdır. Kanımca her zaman yapılmış olanı kendine izlek edenler başarısız sayılmalılar. Çünkü onlar asla risk almayan kişilerdir. Her ciddi başarının arkasında kendinden büyük bir risk mutlaka vardır. Geçenlerde şimdiye kadar yazdığım yazıları, düşüncelerine önem verdiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine gözden geçirdim. Derin bir karamsarlık kapladı içimi. Zira hep olumsuzu gündeme getirmişim. Pişman değilim tabii ki. Ama keşke güzel şeylerden de söz etmiş olsaydım diye içimden geçirdim. Aklıma ilk gelen Rekabet Kurumu Lisesi oldu. Gecikmiş bir teşekkür yazısı olarak kabul görür diye umuyorum bu yazdıklarım. Yapım itibariyle aksayan bir şey görünce müdahale edesim geliyor. Malumunuz hem ulusal, hem de yerel ölçekte yeterince olumsuzluk var. Bunları pas geçmek elbette ki olmaz. Ama kabul ediyorum ki yiğidin hakkını yiğide verme konusunda da biraz isteksiz ve vurdumduymaz davranmışım. Rekabet Kurumu Lisesi’nden, onların tiyatro aşkından söz edeceğim. Geçen yıl, “Keşanlı Ali Destanı” önceki yıllarda “Töre” ve bu yıl da “Kibarlık Budalası”. Bunlar benim anımsadıklarım. Bunun yanında atletizm ve futboldaki başarılarını da il olarak gururla izliyoruz. Başarı, diye bir durumdan söz ediyorsak alın size başarı. Hem de geleneğe dönüşmüş bir başarı. Mevcut sınav sisteminde, bu ağır müfredatla, öğretmen değişiminin bu kadar yoğun olduğu bir ilde, salt ÖSS başarısına koşullanmış bu ahaliye rağmen ille de sanat demek zor ve riskli bir iştir. Hele böylesine emek ve zaman isteyen bir alanda sürdürülebilir bir gelenek oluşturmak her babayiğidin harcı değildir diye düşünüyorum. Başarıyı salt istatistiklerde arayan (orada da eli boş kalan) bütün bu güruha verdikleri bu net yanıt için onları kutluyorum. Sanatın varlığı sayelerinde hatırlanıyor. Estetik kaygıları törpülenmiş bir toplumun sağlıklı gelişiminden söz edilemez. Biz sanatı toplumu düzenleyen, ona heyecan, neşe katan bir unsur olarak görmediğimiz için bu hale geldik. İlimizde yaşayan yabancıların bizleri; kürsülerde oturup yüzünü kaldırıma çevirmişler olarak tanımamaları için onlara güç verilmeli. Öğrencileri, oyunu hazırlayan öğretmeni (ayrıca kutluyorum), idarecileri, velileri kutlamak gerek. Bu kent için yapabileceklerini ziyadesi ile yapmışlar. Şimdi geriye, bu çalışmaları bütünlükçü bir bakış açısı ile geliştirip yaygınlaştırmak kalıyor. İlgili ve yetkili kişilerin bu konuya gereken duyarlığı göstermeleri bir sosyal sorumluluk olarak önümüze çıkmıştır. İlimizde güzel işler de yapılıyor. Ama güzel olana sahip çıkılmadığından olacak, hepsi ölü doğan çocuklar gibi unutulup yitiyor. Şimdiden başlanarak bu oyun ilimizde ve ilçelerimizde sahnelenmesi sağlanmalı. Bu yolla hem iyi bir tiyatro izleyicisi yaratır, hem de bu güzel çalışmanın karşılığını vermiş olur. Benim aklıma takılan başka bir soru da, ilimizde bu kadar seçkin okul dururken neden hep Rekabet Kurumu Lisesi. Ben kendimce, bütün aynılaştırma çabalarına rağmen mozaik yapısını korumasına bağlıyorum. Ya siz?
|
GALERİ |
|||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||