Son Dakika:

  İletişim    Künye  
Haber 49
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİVİL TOPLUM VE MUŞ

Okunma  Yazar : Emrullah ÖZBEY
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 312
Tarih  Tarih : 04 Ekim 2011, 14:26

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İlimizde dernekler masasına kayıtlı çok sayıda dernek, oda ve siyasi parti temsilciliği  bulunmakta.    

Bu temsilciliklerin (kuruluşların)  açılışlarında yöneticileri, amaçlarının; memleketteki sosyal, kültürel ve siyasal alanlardaki boşlukları doldurarak, memleketin tanıtımına ve gelişimine katkı sunmak olduğunu söylerler.  Bu ortak amaçlarla kurulan bütün dernek, oda ve siyasi partilerin yöneticileri, zamanla bu amaçlarını unutur ve bir süre sonra hiç kurulmamış yada açılmamış gibi kimseden habersiz varlıklarını sürdürürler. Ta ki bir bayram, yılbaşı yada özel günlere kadar.   
Kuruluşlarından bir süre sonra varlıklarından üyelerinin bile haberdar olmadıkları bu derneklerin yöneticileri; Özel günlerde, ya bir gazetede kutlama ilanı ile yada bir protokolde kendilerini gösterirler.  Aslında bu durum sadece ilimiz için söylenebilir bir özellik değildir..

Örgütlü toplum bizde hala yanlış bilindiği için genel olarak Türkiye'nin her yerinde bu durumla karşılaşmak mümkün.   
Bunu fırsat bilip, 3-5 kişinin bir araya gelmesi ile kurulan bu derneklerin amaçları aslında hizmet üretip kalite yaratmak değil, kendi işlerini kolaylaştırıp, gündemde kalmaktır. Eğer amaç hizmet ise bu kuruluşlar:                       

-Neden olağan genel kurullarını  kimseye duyurmadan  20-30 kişi ile  kendi aralarında yaparlar?   

— Neden delegasyonu geniş halk kitlelerine yaymazlar? 

— Neden delege belirlemelerinde kedilerine yakın  olanları seçerler?       

— Neden karşılarına bir aday çıkarsa delege listesi bile vermezler?      

- Neden kendilerinden başkalarını ötekileştirirler?...  
Kısacası bizdeki sivil toplum kuruluşları,  kuruluş amaçlarına değil, yöneticilerin şahsi amaçlarına hizmet edince memlekette ne bir ilerleme ne de bir değişiklik oluyor.     
Eğer bu dernekler gerçek amaçları doğrultusunda hizmet vermiş olsalar, bunca dernek yılda sadece bir defa sosyal-kültürel etkinlik yapsa, yada her kurum kendi alanında bir proje üretse ve ürettiği projeyi hayata geçirebilse ilimizin sos yo-ekonomik gelişimini tahmin bile edemezsiniz.   
Dikkat ederseniz bizdeki sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve yöneticileri kendileri istemedikleri sürece değiştirilemiyorlar. Durum böyle olunca da  kurumların yöneticileri,  ellerine geçirdikleri bu kurumları özel mülkiyetleri haline getiriyorlar.   

Böylece kurumlar içi boşalmış, sosyal, toplumsal faydacılıktan uzak, bireysel faydacılığa hizmet veren kurumlar haline geliyorlar.      

Elbette bu durumdan sadece yöneticileri sorumlu tutmak biraz haksızlık olur. Çünkü üye ve seçmen olarak bizlerde üzerimize düşenleri yerine getirmekten kaçıyoruz.     
Kısmen de olsa bu yöneticilerin bizleri temsil etmelerine olanak sağlayan yine bizler, temsilcilerimizin neler yaptığını denetlemeyince bu tür sonuçlarda kaçınılmaz oluyor.    
Bu yazımda bütün Sivil Toplum kurumlarının yöneticileri çalışmıyor yorumu çıksa da, çalışanların da olduğunu biliyorum.       

Bu vesile ile çalışan Sivil Toplum kuruluşlarımızın yönetici ve çalışanlarına teşekkür ediyor, diğerlerinin de çalışmalarını diliyorum.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Bir Şeyler Yapma Mücadelesi17 Ocak 2012

ANKET

Muş'un öncelikli sorunu nedir?






Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi