12 Eylül’de ‘halkoylaması’ yapılacak ya; özünde oylanacak olan ne imiș? ‘Türkiye halkı’nın geleceği Hani ‘Anayasa Mahkemesi’nin yapısı’, ‘Yargıç ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun bileşimi, ‘hak ve özgürlükler’ ile ilgili ‘ıvır-zıvır’ değişiklikler üzerine çok şey söylenebilir. Ancak ‘evetçiler’ ile ‘hayırcılar’ bu değişikliklerden çok ‘geleceğinizi’ oylayacaksınız demiyorlar mı? Doğru da söylüyorlar. Gerçekten de bu halkoylaması ile ‘halkımızın geleceği’ oylanmaktadır. O nedenle olsa gerek, halkımız da yerinden oynamıştır. Yeni bir ‘Anayasa’ ve dolayısıyla yeni bir ‘Devlet Düzeneği’ isteği, istek olmaktan çıkıp gereksinme olmuştur. En çok ekonomi politikçilerin başvurdukları ‘talep’ kavramı, toplumsal düzeyde ortaya çıkmış bulunmaktadır. Ve bir kez daha ‘toplumsal gelişmelerin’ kişisel ‘istek ve istenç’lerin dışında geliştiği kanıtlanmış bulunmaktadır. Film geriye sarılarak yeniden yürütülürse; bütün dünya ekonomik bunalımla uğraşırken, ‘güzel şeyler olacak’ diye Türkiye halkının önüne ‘sözde açılımlar dizisi’ koyulmuş mudur? Ya tutarsa diye çalınan bu ‘açılım’ mayasının ardından ‘erken genel seçim’ tasarlanmış mıdır tasarlanmamıș mıdır? Bu ‘açılım mayası’ tutmayınca, ‘12 Eylül’le hesaplaşmak sevdası’na sarılmıştır. Yine hiç gereği yokken Türkiye’nin koca bir yılı daha boșa harcanmıştır. Anayasa Mahkemesi on üyeli mi olsun yirmi üyeli mi? Sanki halkın böyle bir isteği, dileği, merakı ya da ilgisi varmış gibi. Oysa halkın merak ve ilgisi ‘özel savcı ve yargıçlı mahkemelerin ne zaman son bulacağına; verilecekse ‘kararın ne olacağı’na ilişkindi. Yetiştirdikleri çocukların ne zaman ‘ișbașı’ yapacaklarına; ürettikleri mal ve hizmetlerin ne zaman hakkettiği değeri bulacağına; yolsuzlukların ne zaman son bulacağına yönelikti. Demek ki halkın gerçek istek ve istemleri ile yöneticilerin dilek ve istençleri arasında herhangi bir ilgi ve ilinti yoktu. Ne ki, bu ikinciler açılım-saçılım; yasa-anayasa; hesap-mesap; halkoylaması-malkoylaması diyerek halkımızı yerinden oynattılar. Onlar da 12 Eylül günü ‘hesap lütfen’ diye sandık bașında olacaklar. Bu maddenin burası niye böyle, şu maddenin şurası niye şöyle diye değil ama. ‘Beyler sekiz yıldır hükümettesiniz, şu hesabı bir görelim’ diye… 200 milyar dolarla aldığınız borç stoku 600 milyar dolar olmuş; aradaki 400 milyar dolar nerede? 50 milyar dolarlık kamu malı satılmış, paraları nerede? On yıl önce 5 milyon ișsiz varken şimdi 20 milyon olmuş, işyerleri nerede? On yıl önce Muş’ta, Van’da, Ağrı’da ‘kardeşlerim var idi’, şimdi bunlar nerede? Hakkımı arayacağım ‘bağımsız mahkemeler’ nerede? Devlet nerede düzen nerede, hak nerede hukuk nerede?
Ülkemizde milletvekili olacak bir kişiyi eğer partinin başkanı seçiyorsa, bu kişinin özgür düşünme ve karar verme gücünü zaten elinden almışsınız demektir. Bu şekilde oluşturulacak parlamentoda verilecek karar ve çıkarılacak kanunda, Avrupa birliğinde özgürce ön seçimle seçilen ve milletvekili adayını parti başkanının seçmediği bir ülkede alınacak kararla, asla aynı olmayacaktır. Avrupa birliği ülkelerinde halkın nasıl özgür iradesiyle düşünerek, bilinçli oy verdiğini lütfen çok iyi düşünelim. Ya bizde nasıl oy veriliyor onu da hatırlayalım. Toplumu tarikat, cemaat olarak bölen bir düşüncenin ürünü olarak, özgür iradesi ile düşünmelerine fırsat bile vermeden, topluca oy kullanmalarının istendiği bir ülkede, nasıl olurda Avrupa birliğinin kanun ve yasaları ile aynı güce sahip olmak istersiniz? Bir kişi çıkıyor ve oy verilmesi istenen yeri söylüyor, binlerce insan hiç düşünmeden bunu yapıyor. Lütfen söyler misiniz hangi Avrupa ülkesinde buna tek bir örnek gösterebilirsiniz? Avrupa ülkelerinin kanunlarına sahip olmak istiyorsak, önce onun şartlarına sahip olmamız gerekir, toplumu önce buna hazırlamalıyız ki amaca ulaşabilelim. Demokrasiyi önce amaç edinmeliyiz ki inandığımız amaç toplumu refaha götürsün.
Bu ülke bizim, başka bir yere hiç birimizin gidecek hali de yok. Lütfen halk oylamasında çok iyi düşünelim ve öyle karar verelim. Ülkemizde bir şeyler oluyor bunun farkına varalım. Ülkeyi bölmek isteyenler daha önce bu kadar açık konuşamıyorlardı, fakat bugün açıkça amaçlarını dile getirdikleri halde, hiç kimse ses çıkarmıyor, bunun lütfen artık farkına varalım. Geçmişte yapılan yanlışları örnek gösterip, bir başka yanlışa onay vermeyelim, gelin toplumsal mutabakatla tüm yanlışları elbirliğiyle düzeltelim ve güzelim ülkemizi bölmeye çalışanlara izin vermeyelim.
sevgili emrullah öncelikle seni kutluyorum tabiki daha neler var yazmaya .hepsi dagarcıgımızda bir türlü dışa vuramıyoruz bunları ülkenin yıgınla hele son 6 yıl biriken uçurulan götürülen esasen yapmak istenilen başka işler için halkı başka mecralara çekerek daha neler olacagını görecek bu ülke ama işişden geçmiş olacak artık kimsede bu yalanlara kanıp vatan millet sakarya diyerek öne geçmeyecek .hani bir söz var dam yansın sıçanda beraber ata sözü yürürlüğe girmiştir geri dönüşü yok artık ırak afganistan çeçenistan kıbrıs Y O G O S L A V YA pakistan F İ L İ S T İN YAPACAKLAK kimsede gözyaşı dökmeyecektir sevgiler
Bir Şeyler Yapma MücadelesiEĞİTİMİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜYAZIK OLUYOR...İLİMİZİN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAYALIM...SÖZ BİTMEDİYENİ YIL BİR BAŞLANGIÇTIR...Okurdan...İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVALARI17 Ocak 201204 Kasım 201121 Ocak 201106 Ocak 201130 Temmuz 201005 Ocak 201017 Aralık 200914 Ekim 2009