Son Dakika:

  İletişim    Künye  
Haber 49
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

OYUNA GELMEYELİM...

Okunma  Yazar : Emrullah ÖZBEY
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 330
Tarih  Tarih : 24 Ağustos 2010, 21:19

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

1982 Anayasası'nın geçici 15 maddesi (nasıl geçici ise 28 yıldır aynı yerde duruyor.) şöyle diyor: GEÇİCİ 15. MADDE: "12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmalarından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır."
Bu  maddeden neden başladık.  Çünkü bu madde durdukça ihtilal'i  yapanları, onların  emrinde çalışanları kimse yargılayamaz, hatta gündeme getiremez.
Bu  sakıncalı maddeyi kaldırmak ve 12 Eylül’cülerin yargılanabilmesinin  önünü açmak için 1995 yılında rahmetli Alpaslan Türkeş ve arkadaşları Meclis'e önerge vermişlerdi. O gün iktidarda Tansu Çiller-Necmettin Erbakan iktidarı mevcuttu. Tansu Çiller önergeye destek vereceğini söylerken, Necmettin Erbakan  ve arkadaşları bu önergeye karşı çıktılar. Erbakan ve arkadaşlarının desteği ile 12 Eylülcülere yargı yolu açılamadı.  Bugün AKP içinde politika yapan bir sürü insanda bu sorumluluğun içindedir.  Her ne kadar söz Demirel'e aitse de politikada ''Dün dündür, bu gün bugündür'' sözü bütün politikacıların desturu olmuş. Dün  12 Eylülcülerin yargı önüne çıkmasını önleyen zihniyet,  bugün anayasada kendi işlerine gelen değişiklikleri yapmak için,  12 Eylül'den nemalanmaya çalışmaktadır.
Anayasada samimi olmadıkları, YÖK ve Cumhurbaşkanı'nın yetkileri konusunda takındıkları tavırlarında görünmektedir.
Ahmet Necdet Sezer  zamanında cumhurbaşkanlığının fazla  yetkilerinden şikayetçi olanlar, Cumhurbaşkanlığına  kendi düşüncesinden  biri gelince  hallerinden çok memnunlar. Aynı uygulama  12 Eylül ürünü olan YÖK'te de yaşanmadı mı? YÖK'ü yerden yere vuran, gece gündüz  zararlarını  anlatan zihniyet, YÖK kurumunu ele geçirince  ağzını açmaz oldu. Televizyon, televizyon dolaşıp YÖK'ü eleştirenler, o konuda ağızlarını açmaz oldular.
Şimdilerde ise  Silahlı Kuvvetler'i yermek ve anayasayı değiştirmek için  televizyonlardaki yerlerini alır oldular. Hele onların içinde bazıları var ki, 12 Eylülcülerin başı Kenan Evren'i  yatlarında nasıl ağırladıklarını,  zamanında gazetelerdeki köşelerinde  ballandıra, ballandıra anlatmışlardı.
Benim en çok dikkatimi çeken de, 12 Eylül öncesi aşırı solda olup, Türkiye insanının bütün değerlerine  saldıranların bugün liberal  kimlikle ortaya çıkıp yine Türkiye  insanının bütün değerlerine saldırmalarıdır.
Dün  YÖK aleyhine binbir yazı yazanlar, bugün bu konudan bahsetmemektedir. Bugün hedefte askeriye vardır, saldırı şu anda yalnız onadır. Elbette  TSK'da  da değişmesi gereken  yanlış uygulamalar vardır. Bunların değişmesini istemek farklıdır, TSK 'yı yıpratmak farklıdır.
8 sene iktidarda olup bir gün bile 12 Eylül aleyhine konuşmayanların bu hızlı dönüşü, kimseye inandırıcı gelmiyor.  Ülkeye yarayacağı için değil, kendi işine gelince o işi yapmak  samimiyetsizlikten öte bir şeydir.
Referanduma evet demek AKP hükümetine ve yaptıklarına onay vermektir. Hayır oyu kullanmak ise yapılanları onaylamıyorum ve değişim istiyorum demektir. Halka ve geleceğimize sahip çıkmak en önemli sorumluluğumuzdur.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Bir Şeyler Yapma Mücadelesi17 Ocak 2012

ANKET

Muş'un öncelikli sorunu nedir?






Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi