| ||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
DÜNYAYA ONUN PENCERESİNDEN BAKMAK
Nazım Hikmet’ten bahsedelim istedim biraz. Birazda onun penceresinden bakmak, biraz da onun dilinden konuşmak. Yani kısaca bütün dünyaya selam edip, bütün dünyayı kucaklamak. “HASRET mesela. Bu kadar kelimeyi bir araya getirip hasret temasını onun kadar güzel işleyen şair var mıdır acaba Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, Belini sarmayalı, Aklın aydınlığına sorular sormayalı Dokunmayalı sıcaklığına karnının. Yüz yıldır bekler beni Bir şehirde bir kadın. Aynı daldaydık aynı daldaydık Aynı daldan düşüp ayrıldık. Aramızda yüz yıllık zaman Yol yüz yıllık. Yüz yıldır alaca karanlıkta, Koşuyorum ardından. Düşünmek hepimizin yaptığı şey. Ama Nazım gibi düşünmek apayrı bir şey; Seni düşünmek güzel şey, Ümitli şey Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey… Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum. En güzel deniz Henüz gidilmemiş olandır. En güzel çocuk henüz büyümedi, En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız, Ve sana söylemek istediğim söz Henüz söylememiş olduğum sözdür. Sevdiğin müddetçe Ve sevebildiğin kadar Sevdiğine her şeyini verebildiğin müddetçe ve verebiliğin kadar gençsin. Onun dilinden sevgiliye seslenmek; Bir elmanın yarısı biz Yarısı bu koskoca dünya. Bir elmanın yarısı biz Yarısı insanlarımız. Bir elmanın yarısı sen yarısı ben İkimiz. Sevgiliye yazarken bile insanını kucaklayan, unutmayan kocaman, cesur bir yürek onunki. Mesela bir dörtlük de meşhur “Tahir ile Zühre Meselesi”nden Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte, Yani yürekte. İnsan bu sözler üzerine diyecek bir şey bulamıyor. Anlam derinliğinin içinde öyle bir yoğruluyor ki insan işte budur diyor. Ben de hep bunu söylemek istiyordum ama bir araya getiremiyordum, Nazım duygularıma tercüman olmuş diyor insan. Zaten Nazım’ı bu kadar sevdiren de bu değil mi. Bizim içimizden geçenleri, hissettiklerimizi, düşünüpte dile getiremediklerimizi söylemesi. İnsanın içini acıtıyor onun gibi bir şaire sahip olup mezarının bile başka bir ülkede olması, başka insanların onu bizden daha çok sevip, kabullenip sahip çıkmaları. Bundan hem gurur hm utanç duyuyoruz ama Nazım o geniş gönlüyle, kocaman yüreğiyle umarız bizleri de affeder.
|
GALERİ |
||||||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||