| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
DAĞINIK SÖZCÜKLERİM...
...işte film kopar bazen, bomboş gözlerle bakarsınız, hani film şeridi gibi geçecekti ya hayatınız/hayalleriniz gözlerinizin önünden. Bir de bakarsınız hayat değil geçip giden sizsiniz form değiştiren. Daha yeni kaldırmıştınız oysaki OLASILIKSIZLARI raflara. Ne çabuk da düşüverdi kafanıza geçmiş dosyalar. Ortalığı toplamaya, kafanızı düzenlemeye kararlıysanız amenna... Alırsınız bir bir HATIRAları elinize, şöyle bir göz ucuyla bakarsınız: sevgi, boşluk, kırık, kalp, anne, aşk, kırmızı, boşluk, acı, müzik, bulutlar, boşluk, uzak, yıldız, ağaç, kara, pencere, göz, boşluk, insan, el, gece, gözyaşı, boşluk, kitap, vs. Kelimelere bakmak istemedikçe onlar zıplayıp durur elinizdeki kâğıtta, SİZ göresiniz diye, onları unutmadığınızı bilesiniz diye. İlgi isteyen çocuğunuzu sakinleştirir gibi kafalarını okşarsınız ''Tamam, unutmadım sizi, ama sizleri taşıyamam ki daha fazla sırtımdaki heybede...''Nafile alır bir sözcük sizi ta uzaklara götürür. Ne güçlüdür değil mi kelimeler? Bir sözcük bir anda YAĞMUR olabilir gözlerinizde Ya da kasırga beyninizde Hem mutlu eder bizi öldüresiye Hem de bedbaht öldüresiye... Severiz sözcükleri yine de üzerimizdeki etkisini, bazen içimize ayna tutmasını severiz, bazen üzerimize örttüğü kalın abayı... Her şekilde severiz, salarız kalabalıklara bazen YARAMAZ sözcüklerimizi içimiz içimize fazla geldiğinde, bumerang gibi geri dönmeyeceğini ya da karşımızdaki duvara çarpacağını bile bile. Savaş halinde olmayı da severiz çıkmak isterken 'sevgili sözcük' ağzımızdan, zevk veren bir sabırla bekletiriz ağzımızın içinde. Bir gün gelir söylenir herhalde! Haybeye gitmesin de... Hepsi bizim ne de olsa, arkamızda bıraktıklarımız, söylediklerimiz ve hatta söyleyemediklerimiz. Etrafımıza yaydığımız BENLİĞİMİZi bildiğimiz sürece sorun yok. Zaten merkezdeyiz. Merkezindeyiz hayatın, geçmişten bir sayfa geçemez ya yerine 'gelecek/gelmemiş' bir sayfanın. İstemedikçe düşmez kalbimize ağırlığınca insan İstemedikçe çarpmaz gözümüze bir SİMA Değiştirirsen gerçekliğini o başka. Dağılır yine de düşünceler içimize mürekkep gibi, Yıkasanız ne fayda, çıkmaz lekesi gecelerce Ha çitilerseniz bir ölçek yalanla o başka. Sözcükler kandırır biz koca çocukları dakikalarca, saatlerce, günlerce, gecelerce, aylarca, yıllarca, ömürlerce. Biz insanoğlu severiz kandırılmayı, bir parmak sevgi/kahkaha/mutluluk/huzur çalar ağzımıza HAYAT. Biz zaten oltadayız, risk bunun neresinde? Yüzelim o zaman hayatın deryasında, kıyıya varacağımız meçhul olsa da.Belki bir küçük 'kara balık' çıkar karşınıza, iki merak mevzuunun belini kırarsınız. İşte bir sözcük daha, dumanı göründü... Kurtarıcınız, medar-ı iftiharınız, kusurunuz, fakirin velinimeti: UMUT. Nasıl da azimli, atıyor kulaçlarını hırsla, size doğru yaklaşmakta (bir zaman sonra yine aynı suda boğulacağını bilmeden) Bırakın umudunuz çıkarsın sizi karaya, bir süre dolaştırsın semalarda. Ne de olsa ineceksiniz GERÇEK'in topraklarına. Yere çakıldığınızda tükürürsünüz ağzınızdaki TOPRAK'ı, hayal parçalarını. Hani dünya başınıza yıkılır ya toplarsınız kırıklarını saçlarınızdan, batar yüreğinize iğneli bir SÖZ. Geçer, her şey geçer yeni bir YALAN bandıyla. Kapatır yaralarınızın üstünü usulcacık. İşte yeni bir GÜN daha... Açın bir sonraki 'sayfanızı', bu sayfa sıkıcıysa, yırtıp atın isterseniz hayatınızdan ya da yakın saygısızca. Hüzün dağarcığınız orada durmakta... Girin bakalım neler var, seçin üstünüze en iyi oturan sözcüğü, bugün onu giyinin onu kuşanın. Biz değil miyiz ya kelimelerden oluşan, CÜMLE olmaya çalışan (cümleten).Bizi sözcüklerimiz 'var' etti, farkında değiliz dilimizin. Ağzımızın orta yerinde oturmuş bir UKALALIK tepinip duruyoruz kelimeler içinde. Bakın yine kaçtı kulağıma bir sözcük, canımı acıtan... Şöyle bir rahatlayıp otursam ya HUZUR sözcüğüne. Önümde fon değiştiriyor hayat: Bir yıldızlı gece Bir bulutlu mavi Bir rüzgarla karışık gözyaşı Bir parçalı bulutlu HÜZÜN Bir dolunay (kocaman) Bir duygu tutulması ... Hayat bu herdaim sözcük’lü. Hiç kesilmez sesi, hiç bitmez kelimeleri. Diyorum ya biz 'var' ettik sözcükleri, yoksa hayat bu yaşanır mı sözcük'süz?
|
GALERİ |
|||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||