Son Dakika:

  İletişim    Künye  
Haber 49
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

YALANCIKTAN KAVGA

Okunma  Yazar : Rıza SÖNMEZ
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 180
Tarih  Tarih : 05 Mayıs 2010, 11:27

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sivil dikta. Ben bu iddiayı mümkün görenlerden değilim. Zira dikta taşıdığı anlam itibari ile sivil olamaz. Sivillerin anti demokratik, zalimane uygulamaları olabilir ama diktatörlük, bence hayır. Ortadaki tartışmanın bir yönü, sivil dikta yolu anayasa değişiklikleri ile açılacak, başkanlık sistemi ile de amaca ulaşılmış olacaktır. Ben, anayasa değişikliklerinin buna zemin oluşturacağına inanmış değilim. Çok masum görmesem de direk böyledir demek pek akla yatkın değil. Kanımca her yönü ile siyasete bulaşmış yargı sisteminin yönünün karşı tarafa doğru çevrilmesidir. Aslında karşı taraf bile değil, hafifçe sağa dönmesi.  

Darbe sevdalısı. Bu iddia da yukarıdaki gibi genellenebilecek bir iddia değildir. Zira mevcut yönetime karşı çıkan her kesimi darbecilikle itham etmek en basit tabiri ile iftiradır. Darbelerin ezdiği, yok saydığı kesimleri şimdi kendisini desteklemiyor diye o cenaha yamama çalışmaları başka ne ile izah edilir bilemiyorum.

Ne sivil darbe mümkündür, ne de bütün muhalifler darbe sevdalısıdır. Bize siyah ile beyaz dışında başka elbise yakıştıramayanlara diyecek bir sözümüz olmalı.

İşin Sivas’tan bu tarafını gören yok. 12 Eylül Darbesi’nin bölgede estirdiği terörü daha önce anlatmıştım. Tekrar değinmeyeyim. Darbe, bölgede son iki yıla kadar bütün ihtişamı ile sürdü. Şimdi ise alanlar ayrıştırılarak, paylaşılarak zamanın ruhuna uygun bir hale sokuldu. Bir yanda yok etme, başka ülkelerin topraklarına kadar dayanma, başkasının toprağını BBG evi (sonradan iş korku filmi halini aldı ya.) ilan etme…

Siyasi, legal alan ile de mevcudun akıl hocalarının kılavuzluğunda (kılavuzun karga olduğunu burunlarına gelen kokudan bile anlamıyorlar) siyasi bir kırım uygulanıyor. Gün geçmiyor ki sebebi kimselere açıklanmadan birileri demir parmaklıkların ardına yollansın. Öyle görünüyor ki bu paylaşımcılar bir dahaki seçime kadar son sürat yapılanları sürdürecekler. Sonuçlara göre şapkalarını alıp düşünürler diye tahmin ediyorum.

Sivas’ın doğusunda bu kadar iyi anlaşan, bir birlerinin alanlarına karışmayan, yeri geldiğinde yekvücut olan bu iki organizasyon nasıl oluyor da Ankara‘da böyle didişiyorlar. Bazen aklıma gelmiyor değil. Sahi bunlar bizi yiyiyor olmasın. Diyarbakırlıların deyimi ile ‘dezgehe mi geliyoruz?’   Sanırım durum tas tamam budur.

Yıllar önce metropollere giden saf Anadolu çocuklarını gören iki yankesici hemen kavgaya tutuşur gibi yaparmış. Bizimkide kavgayı ayırmaya çalışırken ne var ne yok çaldırırmış. Görünen kare bunu anımsatıyor. Biz ekran başında, gazete sayfalarında kavga var diye pür dikkatiz ya olan oluyor. Yarın ortalık durulunca payımıza düşenin hiçlikten kötü bir şey olacağını tarihi örneklerden çıkarabiliriz. Baksanıza, “Kökünü kazıyacağız.” teranesi hiçbir dönem bu kadar geniş bir ahali tarafından dillendirilmemişti. Eh bu kökün kenarından, ucundan dokunmadığı kaç kişi var ki bölgede?
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

HALK OYLAMASI05 Eylül 2010

ANKET

12 Eylül 2010 Referandumunda ülke menfaatlerine en uygun sonuç hangisi olur?



Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi