| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
YALANCIKTAN KAVGA
Sivil dikta. Ben bu iddiayı mümkün görenlerden değilim. Zira dikta taşıdığı anlam itibari ile sivil olamaz. Sivillerin anti demokratik, zalimane uygulamaları olabilir ama diktatörlük, bence hayır. Ortadaki tartışmanın bir yönü, sivil dikta yolu anayasa değişiklikleri ile açılacak, başkanlık sistemi ile de amaca ulaşılmış olacaktır. Ben, anayasa değişikliklerinin buna zemin oluşturacağına inanmış değilim. Çok masum görmesem de direk böyledir demek pek akla yatkın değil. Kanımca her yönü ile siyasete bulaşmış yargı sisteminin yönünün karşı tarafa doğru çevrilmesidir. Aslında karşı taraf bile değil, hafifçe sağa dönmesi. Darbe sevdalısı. Bu iddia da yukarıdaki gibi genellenebilecek bir iddia değildir. Zira mevcut yönetime karşı çıkan her kesimi darbecilikle itham etmek en basit tabiri ile iftiradır. Darbelerin ezdiği, yok saydığı kesimleri şimdi kendisini desteklemiyor diye o cenaha yamama çalışmaları başka ne ile izah edilir bilemiyorum. Ne sivil darbe mümkündür, ne de bütün muhalifler darbe sevdalısıdır. Bize siyah ile beyaz dışında başka elbise yakıştıramayanlara diyecek bir sözümüz olmalı. İşin Sivas’tan bu tarafını gören yok. 12 Eylül Darbesi’nin bölgede estirdiği terörü daha önce anlatmıştım. Tekrar değinmeyeyim. Darbe, bölgede son iki yıla kadar bütün ihtişamı ile sürdü. Şimdi ise alanlar ayrıştırılarak, paylaşılarak zamanın ruhuna uygun bir hale sokuldu. Bir yanda yok etme, başka ülkelerin topraklarına kadar dayanma, başkasının toprağını BBG evi (sonradan iş korku filmi halini aldı ya.) ilan etme… Siyasi, legal alan ile de mevcudun akıl hocalarının kılavuzluğunda (kılavuzun karga olduğunu burunlarına gelen kokudan bile anlamıyorlar) siyasi bir kırım uygulanıyor. Gün geçmiyor ki sebebi kimselere açıklanmadan birileri demir parmaklıkların ardına yollansın. Öyle görünüyor ki bu paylaşımcılar bir dahaki seçime kadar son sürat yapılanları sürdürecekler. Sonuçlara göre şapkalarını alıp düşünürler diye tahmin ediyorum. Sivas’ın doğusunda bu kadar iyi anlaşan, bir birlerinin alanlarına karışmayan, yeri geldiğinde yekvücut olan bu iki organizasyon nasıl oluyor da Ankara‘da böyle didişiyorlar. Bazen aklıma gelmiyor değil. Sahi bunlar bizi yiyiyor olmasın. Diyarbakırlıların deyimi ile ‘dezgehe mi geliyoruz?’ Sanırım durum tas tamam budur.
|
GALERİ |
|||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||