Son Dakika:

Haber 49
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

KESK'ten 1 Mayıs Açıklaması

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları kapsamında KESK Muş Şubeler Platformu tarafından belediye meydanında basın açıklaması düzenlendi

Kategori  Kategori : Güncel
Yorumlar  Yorum Sayısı : 2
Okunma  Okunma : 300
Tarih  Tarih : 02 Mayıs 2009, 15:02

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle bir araya gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu üyeleri, 1 Mayıs tatilinin emekçilerin uzun yıllardır sürdürdüğü mücadele sonucu alındığını belirttiler.

KESK Muş Şubeler Platformu tarafından dün saat 12.00’da belediye meydanında basın açıklaması düzenlendi. KESK Muş Şubeler Platformu adına basın açıklamasını okuyan TÜM-BEL SEN Muş Şube Başkanı ve KESK Muş Şubeler Platformu dönem sözcüsü Uğur Turan, “Bugün Dünyanın tüm kentlerinde emeğin şenliği var, bugün dünyanın tüm kentlerinde emekçi kardeşlerimiz alanlarda emeğin şarkılarını söylüyor, Dünyanın sokaklarında emeğin sloganları yankılanıyor. Bugün Dünyada 1 günlüğüne özgürlük, barış ve dayanışma hüküm sürüyor. Uzun yıllardır sürdürdüğümüz mücadele sonucu iade edilen tatilimiz kutlu olsun. Başta 1 Mayıs 1977 katliamında yitirdiklerimiz olmak üzere mücadelede yitirdiğimiz canlarımıza buradan selam olsun. Başbakan 1 Mayıs’ı tatil ilan ederek emekçilere bir lütufta bulunduğunu zannediyor. 1 Mayıs tatili emekçilerin uzun yıllardır sürdürdüğü mücadele sonucu alınmıştır. Siyasi iktidar bir yandan tatil ilan edip bir yandan Taksim’i emekçilere kapatarak bayramı emekçilere zehir etmek istemektedir. Yağma yok tatil hakkımızı aldık, Taksim’i de alacağız. Çünkü Taksim tarihimizdir, bizim geçmişimizdir. Taksim bedelini kanla, gözyaşıyla ödediğimiz 1 Mayıs alanımızdır” dedi.

Açıklamasında hükümete yüklenen Turan; “1 Mayıs emekçilerin gündemlerini ortaya koyduğu gündür. Bu yıl 1 Mayıs’ın gündemi ekonomik krizdir; demokrasi krizidir. Sorunlarımız bitmiyor, tam tersine birbiri ardına daha da birikiyor. İşsizlikte dünyanın önde gelen ülkelerinden biriydik, ama şimdi krizle birlikte artık dünya şampiyonu olmak üzereyiz. Her ay açıklanan işsizlik oranı bir önceki rekoru kırıyor. Çalışanların, bir işi olanların durumu da işsizlerden farklı değil, işyerlerinde bir sefalet ücretine ömür tüketmek zorunda kalıyorlar. Siyasi iktidar bu durumu aşmak için gerekeni yapacağına tersini yapıyor, kamu sektöründe de güvencesizliği, taşeronluğu özendiriyor. Uydurma büyüme rakamlarıyla halkı uyutmaya çalışıyor. Eşit işe eşit ücret vermek yerine herkese kafasına göre, IMF’ye uygun ücret vermek istiyor. Hükümetin Bakanı “Türkiye yüzde 3,5 küçülecek” diyor. Bu durumun ne zaman düzeleceğine dair bir işaret de yok. Şimdi IMF ile Masaya oturdular yeni bir anlaşmaya varacaklar. Bu küçülmenin bedelini emekçilere, halka, yoksul çiftçiye, köylüye nasıl ödetiriz, onu planlayacaklar. Ülkenin kaynaklarını nasıl yapsak da emekçiye hiç vermeden, zenginler arasında bölüştürsek diye düşünecekler. Bu hükümetin ekonomi yönetimi iflas etmiştir. Her yerinden dökülmektedir. Bu hükümet rantçıların, hortumcuların, sömürücülerin, krize sebep olanların hükümetidir. Ama herkes şunu artık çok iyi biliyor, bu krizi emekçiler yaratmadı, bedelini de emekçiler ödemeyecek. Daha iki gün önce İstanbul’da emek örgütleriyle birlikte “Emek Paketini” açıkladık. Hükümetin sermayeyi korumaya çalışan önlem paketlerine karşı “Emek Paketi” taleplerimizi ortaya koyduk. Peki bu pakette emekçiler olarak ne istedik. Herkese güvenceli iş, insanca ücret istedik, işsizliğe karşı köklü önlemler alınmasını istedik, temel ihtiyaç, gıda maddeleri ve ilaçtan alınan KDV’nin sıfırlanmasını istedik, herkese parasız ve ulaşılabilir eğitim ve sağlık hizmeti istedik. Sermaye hareketlerinin vergilendirilmesini istedik. Askeri harcamaların kısılmasını istedik. IMF ile ilişkilerin kesilmesini istedik. Bu ülkede insanca yaşayabilecek, onurlu yurttaşlar olarak çocuklarımızı büyüteceğimiz koşullar istedik. Bütün bu taleplerimizin gerçekleşmesi için olmazsa olmaz bir şey daha istedik: Demokrasi istedik. Yani, özgürlük istedik, kardeşlik istedik, barış istedik. Bunları istemek insan olmanın, namuslu olmanın bir gereği değil midir? Demokrasi, özgürlük, eşitlik ve barış toplumsal taleplerimizin, ekonomik taleplerimizin temelini oluşturuyor. Bu ülkede özgürce, kardeşçe, insana yaraşır bir şekilde yaşamak istiyoruz. En temel talebimiz budur. Bu talebe karşı duran, buna direnen insanlığa karşı durmuş olur, insanlığa direnmiş olur. Peki, siyasi iktidar bu talepler karşısında halkı krizden korumak için ne yaptı? Hiç bir şey yapmadı. Peki siyasi iktidar halkın özgürlük talebi, demokrasi talebi karşısında ne yaptı? Hiç bir şey yapmadı” dedi.

Turan açıklamasında; “Siyasi iktidar halkın emekçilerin taleplerini görmezden geldi, duymazdan geldi. Halkın taleplerine kulak vermek yerine, sözde açılımlarla meseleyi sulandırdı. Kürtlerin kimlik taleplerini TRT Şeş açılımıyla sulandırdı, Alevilerin kimlik talebini Muharrem iftarı açılımıyla sulandırdı, emekçilerin 1 Mayıs talebini Taksim talebini içermeyen tatil açılımıyla sulandırdı. Faili meçhullerin ortaya çıkması, 30 yıllık savaşın karanlık suçlarının aydınlatılması talebini Ergenekon Davasını kullanarak günlük siyasi hesaplara alet ederek sulandırmaya çalışıyor. Üstelik 29 Mart seçimlerinden sonra siyasi iktidar özellikle Doğu’da karşı karşıya kaldığı hezimetin intikamını almak için iyice baskıcılaştı, saldırganlaştı. DTP’ye yönelik operasyonun arkasında yatan budur. Daha geçtiğimiz 23 Nisan’da Çocuk Bayramında Hakkari’de çocuklara copla, gazla, zırhlı araçlarla saldırdı. Cezaevlerini kreşe çeviren, çocuk yuvasına çeviren bu iktidardır. Hakkari’de bir çocuğumuza dipçikle öldüresiye vurarak saldıran polis, bu iktidardan cesaret almaktadır. Yıllardır bir ahtapot gibi devleti saran gerici, ırkçı, şoven kadrolaşmadan cesaret almaktadır. Ancak buradan sesleniyoruz. Geleceğimizi karartan bu ırkçı şoven yapılaşmayı durduracağız. Özlediğimiz özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik bir ülkeyi mutlaka yaratacağız. Darbe artığı bu anayasadan kurtulacağız, çok kimlikli, çok kültürlü, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasa talebimizi yükselteceğiz. Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle sokaklarında kardeşlik türküleri söylenen, emeğin hakkının, emeğin namusunun, insanlık onurunun en temel değerler olarak görüldüğü bir ülkeye mutlaka ulaşacağız. Çünkü biz başka bir yaşamın, başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu biliyoruz. Bizler şiddetin ve silahların teslim aldığı bir gelecek değil, umut dolu yarınlar istiyoruz. Bizler sokakları milliyetçi linç çetelerinin teslim aldığı bir ülke değil, barışın, kardeşliğin ve bir arada yaşama arzusunun egemen olduğu bir ülke istiyoruz. Bizler, nerdeyse soluduğumuz hava dahil bütün ihtiyaçlarımızın, okullarımızın, hastanelerimizin özelleştirildiği, sermayeye peşkeş çekildiği bir ülke değil, herkesin bütün kamu hizmetlerden parasız yararlandığı bir ülke istiyoruz. Bugün ülkenin bütün kentlerinde 1 Mayıs’ı bir emek şenliğine, kardeşlik, özgürlük bayramına çevireceğiz. Davullarımız, zurnalarımız, halaylarımız, zılgıtlarımızla; bayraklarımız, pankartlarımız ve sloganlarımızla alanlardan tüm ülkeye bir işaret fişeği göndereceğiz; özgür, eşit demokratik bir ülkede insanca yaşama özlemimizin işaret fişeğini göndereceğiz. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla yan yana duracağız, emeğimizin namusunu, insanlığımızın onurunu sonuna kadar koruyacağız. Uğursuza, namussuza, sömürgene, ırkçıya, gericiye geçit vermeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır.

Ahmet [ 06 Mayıs 2009, 19:54 ]
Çok anlamlı bir açıklama, Emekçilerin hep ekonomik haklar için mücadele ettiği iddia edilir. KESK sadece ekonomik haklar için mücadele etmiyor. Demokrasi mücadelesinin önemli bir sesidir. Muş'ta Demokrasi, Özgürlük ve Barış güçleri açısından KESK önemli bir kurumdur. KESK sürekli anlamlı ve olumlu açıklamaları ile güven veriyor. KESK'i ve Yöneticilerini desteklemeliyiz. Toplumsal olaylara karşısında duyarlılar.Bu cesur açıklamalarından dolayı kendilerini kutluyorum. Başarılar diliyorum.
Yalcin [ 03 Mayıs 2009, 12:57 ]
Mus`ta da Demokrasi, Ögürlük ve Baris güclerinin, Kürt halkinin özgürlük talebini,Türkiye isci ve ekmekcilerinin ekonomik, demokratik ve siyasal mücadelesini cesaretle ve inancli bir sekilde dile getirmelerini kutluyor, hakli mücadelelerinde basarilar diliyorum. KESK üzerinden Tüm emekcilerin 1 MAYIS günü kutlu olsun. BIJÎ YEK GULAN..!

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Güncel

En Çok Okunan Haberler

''TORPİL''Lİ HAYAT05 Ocak 2010

ANKET

Sitemizi nasıl buldunuz?





Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi